Etiketler

,

Steppe_of_western_Kazakhstan_in_the_early_spring

BOZKIR

I

Genç ve sakalları ağarmış bir adam kıyısına oturmuş engin bir bozkırın
hem sıcak yağmur bulutlarına bakıyor
hem de ölümü düşünüyor
bir zamanlar ölmüş olduğu

Evrenini saran üzeri mürekkepli kağıtlar yüzünden
bir şiir olamadığından
şiir yazıyor
Bozkırı yazamadığından
bozkıra bakmayı yazıyor.
Bir minarenin ucunun uzaktan görülüşü
anımsatmıyor sonsuzluğu
Bu anılar ile quantum fiziği arasında
tereddüt ve istek dolu bir andan ibaret sadece
ihtiyar bir tayın bir şiir dizesi gibi oturuşu sessizce
Kafamı doludizgin nal sesleriyle dolduruyor.
Ona bakarken bilmediğim bir dehşeti okur gibi başım dönüyor.

II

Uyumak için durgun şehirleri vardır bozkırın
Uyumak hiçliğin yanında sessizce
ve beklememek uyanmayı, istememek
Özü bu işte yitip giden ama geçmeyen zamanın
umutsuzluğun huzurunun
Bir saniyenin
Yıllar, upuzun yılanlar
kadar derin bir kuyu olması
Merdivensiz ve ben’le başbaşa
Hiçkimse de olmasın zaten hiçkimse
Çıkmak kimin umrunda ki
Sonsuzluk da bu olsa gerek
yok kadar küçük bir atom

Ölmek asla öğrenilemeyecek bir addır
Ama perdesiz ve ağustos güneşinin altında gözleri açık uyumak
ve duymak
ruhunda sensiz uyuyanı
Öylece duruyor orada
Gülmüyor ağlamıyor
bakmıyor duymuyor
ama ağrısız bir ur gibi orada
Bir şairden kalma boş bir odanın tasviri
Kitaplar, şiirler ve hiçkimse
Hepsi senin içinde bir cenin gibi kıvrılmış rüya görüyor

Unutmak için arafi şehirleri vardır bozkırın
Ne ağlanacak bir şey var ne hüzünlenecek
Sırtüstü yatmak
Açık gözlerin örümceksiz bir tavana takılmış
Bembeyaz, lekesiz yeni badalanmış tertemiz bir duvara bakmak
Hiçbir şey düşünmemek
Hiçbir şey düşünmemek de mümkün
Belki de ölmekten daha zor bir hayatta kalış

İntihar asla akılda tutulamayan bir mısradır
Ki bozkırdaki taşra şehirleri
intiharı çoktan bırakmış
Ama kurumak
Köklerini çoktan sökülünmez sert topraklarına salmış
Yapayalnız ve ıssız
bir ağaç olarak uyanmak
Gitgide tırnaklarıyla gölgesine tutunduğu
kaderine benzeyedurmak
ki gözkapaksız bir bakıştır kurumuş bir ağaç
rüzgarsız ve bitimsiz bir ikindide
hep ufukları dağsız uzayıp giden buğday tarlalarına mecbur kalan

Karaman 2014 Haziran

Reklamlar