Etiketler

, , ,

Étienne_Carjat,_Portrait_of_Charles_Baudelaire,_circa_1862

“‘Peki, neyi seversin öyleyse, olağanüstü yabancı?’
‘Bulutları severim… işte şu… şu geçip giden bulutları… eşsiz bulutları!'”

Paris Sıkıntısı, Charles Baudelaire, çev. Tahsin Yücel, İş Bankası Yay, İstanbul, 2011, s. 1

“Hayır! Dakikalar yok artık, saniyeler yok! Zaman silindi: durasızlık egemen her şeye, bir hazlar durasızlığı!

İnanın bana, Saniyeler güçle, görkemle belirdi şimdi, her biri, saatten fışkırdıkça, ‘Ben Yaşamım, katlanılmaz, amansız Yaşamım!’ diyor.
İnsan yaşamında bir muştu veren, herkeste anlatılmaz bir korku uyandıran iyi muştu‘yu veren tek bir saniye vardır.
Evet! Zaman hüküm sürüyor; gene başladı zorba yönetmine. Sanki bir öküzmüşüm gibi sopasının iğnesiyle itiyor beni:
‘Deh, deh be eşşek! Terle bakalım, tutsak! Yaşa bakalım, cehennemlik!'”

agy s. 7, 8

“…hep umut etmeye yargılı kişilerin boyun eğmiş yüzleriyle ilerliyorlardı.

…karşı konulmaz İlgisizlik çöktü üzerime, tüm ağırlığıyla ezdi beni, onlar bile ezici Düşlerinin altında böyle ezilmemişlerdi.”

agy s. 10

“Bu sinirli şakalar tehlikesiz değildir, çoğu kez fazlasıyla pahalıya da mal olabilir. Ama bir saniyede erginin sonsuzluğuna kavuşmuşlar için cehennemin sonsuzluğunun sözü mü olur?”

agy s. 16

Reklamlar