Etiketler

,

74534

ÖNSÖZ

(…)
(…) Bu bölümde Eski Türk toplumları (Gök Türk, Uygur, Oğuz), Anadolu Selçuklu ve Osmanlı toplumu ele alınmış ve modernleşme çabalarının ifadesi olan Tanzimat döneminde kentlerin yapısı ve değişme dinamikleri incelenmiştir.
(…)”

Kent Sosyolojisi, Hüseyin Bal, Turhan Kitabevi, Ankara, 1999, s. III

I.BÖLÜM: KENT SOSYOLOJİSİ

BATIDA KENT SOSYOLOJİSİ

(…) Sosyolojinin teorik temelleri, kavramları büyük endüstri kentlerinde (Paris, Londra vb.) oluşturuldu. (…)
Kent filozofu olarak kabul edilen H. Lefebvre’nin kent sosyolojisinin konusunun ne olması gerektiğine ilişkin önerisi şöyledir; ‘kent sosyolojisi, üretim ilişkilerinin, ideolojilerin ve toplumsal pratiğin mekana yansıması ve onu oluşturması, biçimlendirmesi açısından ele alınmalıdır. Mekan gerçekte soyut bir nesne değil, toplumsal bir olgudur.’ (Tolan, 1991: 160). Mekanın toplumsal oluşu sosyologları kentsel mekanın formu (binalar, caddeler, parklar vb) ile ilgilenmekten çok toplumsal içeriği ile ilgilenmeye yöneltir.
Tolan kentleşmeyi hem kırsal bir toplumun kentsel bir topluma dönüşme süreci, hem de kentsel mekanın ve toplumsal pratiğin değişme ve evrimleşme süreci (Tolan, 1991: 161-162) olarak algıladığından kent sosyolojisini bu süreçlerle ilgili görür. (…)
Tolan, kent sosyolojisinin mekan antropolojisi, simgesel verileri konu alan kentsel semantik ve semiyoloji, mimari sosyoloji ve şehircilik sosyolojisi gibi alanları kapsayabileceğine işaret eder. (…) Örneğin yaşam mekanı ile kentsel mekan arasındaki ilişkiyi korumak için apartman balkonlarını büyük tutma, yada bunun tersi bu iki mekanı ayırma çabası olarak kapılara ‘göz’ takma v.b. (Tolan, 1991: 169).
(…) Yeni kent dünyasında ‘topluluk’ ne olacaktı? (…) Bu gün kent ve topluluk (community) arasındaki gerilim, kent sosyolojisinin merkezi bir sorunu olmaktan çıkmıştır. (Flanagan, 1993: 13-14)
Şüphesiz Tonnies’in ‘Gemeinschaft – Gesellschaft’ ve Durkheim’in ‘mekanik dayanışma – organik dayanışma’ kavramları üzerine oluşturdukları çalışmaları bu alanda önemli bir mesafe alınmasını sağlamıştır. (…)
(…) Onlar için ‘çağdaş dünya bir kent dünyasıdır.’ Ancak, kent çevresinin insan davranışları üzerindeki etkilerinin açıklanması, kentin sosyolojik bir kuram çerçevesinde ele alınması Cicago (Şikago) Okulu ile gerçekleşmiştir. Özellikle Park, Burgess ve McKenzie’nin ‘Kent’ (The City) çalışmalarının 1925’de yayımlanması önemli bir aşamadır. Bu çalışma kent sosyolojisinin daha sonraki gelişmesinde etkili olmuştur (Tatlıdil, 1992: 26).
(…) Kent sosyolojisinin temel eserlerinden biri kabul edilen Weber’in ‘Kent’ (The City) adlı çalışmasının ilk basımı 1921’dir. (…)
Kent sosyolojisinde kente yaklaşım iki farklı bütün içinde oluşmuştur; a. Kentler kendi yaşam anlayışıyla tamamen ayrı bir bütün içinde görülür. b. Kentler basit anlamda toplumun genelinin bir yansıması olarak ele alınır. (…) Onun (Burgess -B.N.-) ‘kentsel büyümenin odaklaşmış bölge kuramı’ bu konuda oldukça etkin olmuştur. (…) (McKenzie) Kente ekonomik bir sistem olarak bakar ve kentin işlevsel koşullarını kurmaya çalışır (Tatlıdil, 1992: 26).
Kent sosyolojisinin önemle üzerinde durduğu konuları ve yaklaşımları Tatlıdil şöyle belirler;
a. 18. ve 19. yüzyılın tarım, endüstri ve politik devrimleri ve sosyolojinin kurucularının toplumsal değişime ilişkin yaklaşımları;
b. İki dünya savaşı arası dönemi, büyük kentlerde sosyal örgütsüzlük ve bütünleşme mekanizmalarının çalışması; özellikle Birinci Dünya Savaşı sonrası ABD’ye olan yoğun göçler ve Chicago okulunun yaklaşımı,
c. İkinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan dönem; kentlerin yaygınlaşması, içsel bağımlılık kuralları ve 1960-1970’li yılların çatışma kuramları,
d. 1970’lerin sonunda ve 1980’lerdeki üçüncü dünya ülkeleri kentlerinin krizleri, ekonomik bağımlılık ve merkez-çevre ilişkileri kuramları.
Tatlıdil’in belirlemelerine göre sosyolojinin kurucuları (Durkheim, Marx ve Weber) bir kent sosyolojisi için özel bir çaba göstermemişlerdir. (…)
George Simmel, Ferdinant Tönnies’in ‘Gemeinschaft- Gesellschaft (cemaat-cemiyet) ayrımını kente uyarlamıştır. ‘The Metropols and Mental Life’ (Metropoller ve Akılsal Yaşam) adlı makalesinde, kent yaşamının herkesin birleştiği bir kişilik tipi yarattığını söyler. (…)
Simmel’in öğrencisi Robert E. Park ve arkadaşı Ernest Burgess, Darwin’in ‘yaşam için mücadele’ ve Durkheim’ın ‘moral uzlaşma’ fikirlerini kullanarak ‘beşeri çevre’ kuramını (human ecology) geliştirdiler. Bu kuram ‘kentsel gelişmede kendine ait bir yaşama sahip sosyal bir organizma’ yaklaşımıyla; ‘sürekli olarak kendisini çevresine uydurma’ düşüncesini birlikte işlemiştir.
‘Chicago Okulu’nun üyesi olan Louis Wirth ise çevreden çok kültüre yönelmiştir. Wirth, klasik çalışması olan ‘Urbanism as a Way of Life’da, kentlerin heterojenliğinin, nüfusun büyüklüğünün ve yoğunluğunun kişisel ilişkilerin azalmasına ve coğrafi hareketliliğin artmasına neden olduğunu belirtir. (…)
(…) Hızlı sosyal değişme ve çatışmayı açıklamakta yetersiz kalan kuramlar (işlevselcilik, yapısalcılık ve yapısal işlevselcilik) yeni modellerin ve kavramların ortaya çıkmasına neden olmuştur. İngiltere’de yeni Weber geleneği, John rex ve Robert Moore’un 1967’deki ‘Race, Community and Cornflict’ adlı kitabı ile gündeme gelmiştir. (…)
(…)
(…) Bu alanda (üçüncü dünyaya yönelik kent çalışmaları -B.N.-) kent sosyolojisi içinde gelişme sosyolojisi (The Sociology of Development) önem kazanmıştır. (…) Bu nedenle (gelişmekte olan ülke kentlerinin gelişmiş ülkelerin etkisinde şekillenmesi -B.N.-) kent çalışmaları bu ilişkiler göz önüne alınarak yapılmaktadır (Tatlıdil, 1992: 25-41).
Tatlıdil, ‘Kent Sosyolojisi: Kuramlar ve Kavramlar’ başlıklı bu makalesinde Batıda gelişen kent sosyolojisinin temel eğilimlerini sergiler. (…)
Bir sosyolog özel bir ilgi ve süreklilik içindei belli bir kavramsal dizge ve yöntemi seçerek kentte yaşayan sosyal grupları, bunların birbiriyle ilişkilerini, kentsel değerleri, kurumları ve çeşitli tipteki örgütleri, kentsel değerlerle ve kentin morfolojik (maddi) yapısıyla bütünleşme sorunlarını, endüstrileşmenin etkilerini, kent toplumunun yerel, ulusal ve uluslararası ilişkilerini vb. konuları araştırabilir. (…) Şüphesiz ki, her sosyolog kentle ilgili çalışma yapabilir, ancak kent sosyologu, bu güne kadar oluşmuş bilgi birikimine ulaşan ve onu değerlendiren, çalışma alanıyla ilgili yeni kavram setleri oluşturabilen, bilimsel esasları olan yöntemleri ve bilgi toplama tekniklerini kullanabilen bu alanın uzmanı olan sosyologdur.”

agy s. 2-8

Reklamlar