Etiketler

,

DSC21622

“Çeşitli saltık kavrayışları ile metafizik tanımları arasında yapılacak bir karşılaştırma, filozofların aralarındaki açık ayrılmalara karşın, bir şeyi bilmenin birbirinden tamamıyla ayrı iki yolu olduğu konusunda anlaştıkları bulgusuna götürür. Birincisi, nesnenin çevresinde dolaştığımızı, ikincisi ise onun içine girdiğimizi imler. Birincisi bulunduğumuz noktanın bakış açısı ile kendimizi dile getirdiğimiz simgelere dayanır. İkincisi ise ne bakış açısına dayanır ne de her hangi bir simgeye bel bağlar. Birinci tür bilginin görece‘de durduğu; ikincininse olanaklı olduğu durumlarda, saltık‘a ulaştığı söylenebilir.
(…) Devimi algılayışım, nesneyi gözlemlediğim noktaya, devingenliğin ya da durağanlığın bakış açısı oluşuna göre değişecektir. (…) Bu iki nedenden ötürü böylesi bir devime görece diyorum: Her iki durumda da nesnenin kendi dışında bulunurum. Ancak saltık devinimden söz ettiğimde devinen nesneye bir içsellik, sözgelimi birtakım zihin durumları yüklerim. (…) Üstelik deneyimlediğim şey, ne nesnenin kendinin içinde olduğum için nesne karşısında bulunduğum bakış açısına, ne de özgün olanı edinmek adına bütün çevirileri yadısıdığım için devimi kullanacağım simgelere dayanacaktır. (…)”

Metafiziğe Giriş, Henri Bergson, Çev: Barış Karacasu, Bilim ve Sanat Yay., Ankara, 1998, s. 5, 6

Reklamlar