Barış Kahraman

runik-yazı_191880

Düzyazı ve mantıksal, ussal olarak kurgulanmış sağduyulu dünya

Dünya yazının belirli bir biçimde kullanılmaya başlanmasıyla düzyazı ve onun anlayışının hakimiyetine girmiştir. Düzyazının bu konumunu iyi anlamak için Derrida’ya ve onun Levy-Strauss üzerine yakın okumalarına bakmakta fayda vardır.

Barbarlığı uygarlıktan ayırdetmek için önerilen bütün ölçütler elendikten sonra, hiç olmazsa şu ölçüt elde tutulabilse fena olmazdı: Yazısı olan ve olmayan halklar var; birileri eski kazanımları biriktirebiliyor ve koydukları hedefe doğru gittikçe daha hızlı ilerleyebiliyorlar; diğerleriyse bireysel belleğin saptayabildiği dar bir kenar kuşağının ötesinde geçmişi akılda tutamadıklarından, her zaman bir kökenin ve kalıcı bir tasarım biçiminin eksikliğini taşıyacak ‘dalgalı’ bir tarihin tutsağı olarak kalıyorlar. Ne var ki, yazı ve evrimdeki rolü hakkında bildiklerimizin hiçbir öğesi böyle bir görüşe temel teşkil etmiyor.

Levy-Strauss burada yazı kullanımının uygar toplum ve ilkel toplum arasındaki temel farklardan biri olduğu ön kabulunun yazı ve insanlığın evrimi hakkında bilinenlere uygun bir görüş olmadığını belirterek bu kabulü reddeder. Bu kabul…

View original post 3.450 kelime daha

Reklamlar