Barış Kahraman

ilk-aşk-şiiri

Düzyazınsal dünyaya karşı şiirsel söylem

Uğur’un da dediği gibi “sözü kışkırtıcı kılmanın bazen uyarıcı olduğu, düşüncenin sınırlarını çatlattığı, kalıplaşmış algılayışları yerinden oynattığı da bir gerçeklik değil midir?” Gerçekten de şiir varlığın yapay kurgulanışının temelindeki mantığa karşı olduğu için “dilin … (verili anlam) dünyasına saldırı ile başlar” Çünkü dil, ticari ve bürokratik iletişimin aracısı olmaya indirgendiğinden sulandırılmış ve lekelenmiştir; düşmüş vaziyettedir. Bu yüzdendir ki örneğin formalist

Şiir sözcükleri solmuş, konuşmaları yiyecekleri kadar yavan ve lezzetsiz hale gelmiş ve deneyimleri sıkıcı bir şekilde rutinleşmiş modern kişiler nezdinde bir tür ruhani terapidir. Faydanın yönettiği, herşeyin sadece başka bir şeyin hatrına var oluyor gibi göründüğü, duyularımızın duygusuzlaştığı, anestezik düzenin şiiridir bu. (‘Duygusuz’ anlamına gelen ‘anestezik’ sözcüğü, sanata değil duyulara ve algıya gönderme yapan bir sözcük olan ‘estetik’in zıttıdır.) Formalizm, yabancılaşmış bir toplumun şiir sanatıdır ve bu yabancılaşmaya tepkisi de, ironik biçimde, yabancılaşmayı yabancılaştırmaktır. Onları yenilenmiş bir halde yaşayıp hissetmeye başlayabilmemiz için otomatikleşmiş olan dilimizi…

View original post 2.670 kelime daha

Reklamlar