Etiketler

, ,

11923b

ZERDÜŞTLÜK VE AVESTA

  1. ZERDÜŞTLÜK

Zerdüştlük -dünyanın en eski vahiy dini- yaklaşık MÖ altıncı yüzyıldan MS yedinci yüzyıla kadar Yakın ve Ortadoğu’nun büyük bîr kısmında kesintisiz hüküm sürmüş olan üç İran İmparatorluğunun dini idi.

(…)

(…) İnsanlar sözleşme tanrısı Mithraya, ar­dından ateş ve güneşle ilgili tanrılar ve asma (ya da Av.’da ahura) payesi almış Apam-Napataya derin saygı duyuyorlardı. Arstât (“Adalet”), Khamva-reti (“Kahramanlık”), SraoSa (Av. kelime anlamı. “Sadakat”, “Kulak Veren”: Phl. Srös”). vs. gibi Mithranın etrafında toplanmış daha küçük “soyut” ilahi varlıklar vardı. Mithra ve Apam-Napat ve onların hükmedici eylemlerinin üzerinde yer alan yüce tanrı Ahurp Mazda (Av. kelime anlamı ‘Bilge Efendi”; Phl Ah uru Mazda) idi.

Var olan tüm dünyanın düzeni, Hindo-Aryenler tarafından rta denilen ve onun Avesta dilindeki karşılığı, aynı zamanda ahlaki bir anlamı da olan aia,’ doğa yasasıyla ayakta kalmaktaydı. (…)

(…)

Zerdüşt sadece Ahura Mazda’ya tapınmakla kalmadı (üç ahuraron en yücesi olduğu kabul edildiği için), onun bütün iyi şeylerin Yaratıcısı, ya­ratılmamış olan ve ezelden beri varolan tek Tanrı olduğunu ilan etti. (…)

(…)

Kötünün en sonunda galip olacağı zaman, bildiğimiz dinamik dünyanın sonu gelecek, durağan ve ideal varoluş durumuna dönüşecek- Zamanların sonunda bir Kurtarıcı ortaya çıkacak ve hastalıklı olanlar fiziksel olarak iyi­leşecekler. Zerdüşti cennet, cehennem ve dönüşümün Kurtarıcı tarafından gerçekleştirileceği ve Yeniden Dirilmenin eşlik edeceği son dünya kavram­ları muhtemelen Hıristiyanlık ve İslamiyet gibi sonra gelen dinlerdeki ben­zer fikirlere ilham kaynağı olmuştur.

(…)

Ameia Spenta. Amesha Spenta (Phl. Amashaspand) – uman zaman “başmelekler” olarak işaret edilen en yüce ruhani varlıklar Ahura Mdzda tarafından işlerinde yardım etmeleri için yaratılmışlardır (Ycşl 1.15. 2.1-3, 19.18). (…)

(…)

Tanrı tarafından yaratılan ve sonrasında dünyadan sorumlu olan Kutsal Varlıklar, bunların elementlerle ve doğa fenomenleriyle olan ilişkisi kadim Kürt dini Yezidilik ve Ehl-i Hak’ın da ayırt edici bir özelliğidir.

(…)

(…) Yazatalar, hem cinsiyetleri kapsayan ve hem doğa­nın somul nesneleri kadar soyut fikirleri ve erdemleri temsil eden insan şekli almış varlıklardır. (…) Avesta’da iki Yazata grubu birbirinden ayırt edilebilir: Hindo-İrani, yani hem Hint hem iranlılarda ortak olanlar: Mithra (Phl. Mihr), Vayu, Verethraghna, Haoma, vs., ve İrani – Âtar (Av. ateş), Aredvi Sûra Anâhitâ (Av. “güçlü, kusursuz Anahita”), Sraosa (Av. “kulak veren”), Rasnu (Av. “gerçek, adalet”), Asman (Phl. “gökyüzü”), Zamyad (Av. “yeryüzü”), vs. Yazataların en önemli görev­lerinden biri, sunular ve kurbanlarla onlara başvuranlara çeşitli lütuflarda bulunmak ve yardım etmektir (Yasna 65.12, 65.14).

(…)

III

Kötünün kazanmış olacağı ana Avesta dilinde Fraso-kereti (Phl. Frasegird – kelime anlamı ‘harika yapaan’). Bu, evrenin yenilenmesi, kıyamet günü olacak; arkasından üçüncü dönem – Vizarishn (“Bölünme”) başlayacak. İyi tekrar kötüden ayrılacak ve dünya mükemmel duruma dönecek.

DÜNYANIN KURTARICISI ÖĞRETİSİ

Dünyanın kurtarıcısı öğretisi muhtemelen Akamenidler döneminde or­taya çıktı. Bunlardan üçü olacak: Uhsyat-Ereta (“Doğruluğun Yükselişi”), erkek kardeşi Uhsjat-Nema (“saygının Yükselişi”). Dünyanın sonu yaklaştı­ğı vakit, hayret verici şekilde bir peygamberin bir sperminin saklandığı bir göldeki suda genç kız banyo yapacak ve peygamberden hamile kalacak; bu hamilelikten adı Astvat Ereta (Av. Saosyant; Phl. Sösyant – “(Dünya) Kurta­rıcı”) olan bir erkek çocuk doğacak. Kötülükle son kesin savaşı yapmak için insanlara liderlik yapacak (Yasna 48.11-12). (…)

Zerdüşt, insan ruhunun bedenden ayrılıp, hayatta iken yaptıklarından dolayı yargılanacağını öğreten ilk kişi olmuştur, Öğretisindeki ayırıcı-köprü inancı, üzerinden ölülerin ruhlarmın geçtiği ve yargılandıkları yer oldu.(…) Eğer kişinin yaşam süresince yaptığı iyi eylemler te­razide ağır gelir de ruhu cenneti hak ederse güzel kızlar (kişinin vicdanı) tarafından karşılanır ve köprüyü geçmesine yardım edilir.  (…)

(…) Genel dirilişten son­ra, bütün dürüst insanların ve günahkârların birbirlerinden ayrılacakları Kıyamet Günü gelecek.  (…) Bütün insanların bu ne­hirden gerekiyor; günahkârlar için erimiş olarak görünecek, dürüst insanlar içinse ‘taze süt” olarak görünecek.

(…) Ve son mutluluk anı uzaktaki cennet yerine bu dünyaya gelecek.

(…)

Zerdüştilerin İmanı İkrar Edişleri (Yasna 12) Fravaraneye işaret eder ve inananlar tarafından günlük söylenir:

(…)

Daevaları lanetliyorum. Bir Mazda-tapıcısı, Zerdüşt’ün destekleyicisi. Daevalara düşman, Ahura’nın öğretisine bağlı olduğumu. Ameşa Spen­talara müteşekkir, Ameşa Spentaların bir tapıcısı olduğumu ilan ediyo­rum.

İmanın İlanı su Sözlerle sona erer:

 (…)

Kendimi, saldırıların gecikmesine ve silahların bırakılmasına neden olan,; {khvaetvadathayı muhafaza eden]. Aşa ile donanmış; var olan ve var olacak olan bütün dinlerin en yücesi, en iyisi ve en güzeli: Ahurik. Zerdüşti Mazdacı dinine adıyorum Bütün iyilikleri Ahura Mazda’ya atfe­diyorum. Budur Mazdacı dininin amentüsü.ı

(…) Zerdüştilikte, dünyanın en eski vahiy dininin kjsmen devam ettirildiği bes günlük altı tane dini bayram vardır Yeni Yıl -ana bay­ramlardan biri- dünyanın yeniden canlanmasını sembolize eder.

Doğu İranlılar orijinal sonbahar Yeni Yılınmın varlığını Zerdüşti Mehragan bayramı olarak devam ettirdiler, ki bunun bir benzeri Yezidilikle vardır (Cejna Cımaye).(…)

Yedinci bayram Nö Rüz (“Yeni Gün”) hemen onu takip eder. (…)

(…)

(…) Pers kraliyet yazıtlarından Behistun Yazıtından.” 1. Darius’un’ (522-486) yönetimi altında Ahura Mazda’nın Yüce tann olduğunun resmen kabul edildiği biliniyor. Sasaniler devrinde (yaklaşık 224) ise Zerdiıştlûk devlet dini oldu.

(…)

II. AVESTA

Avesta (en yaygın uyarlamaya göre Ph). abastagdan -“kurma, kuruluş”-gelmektedir) -Zerdüştilerin Kutsal Kitabı- dünya medeniyetinin yazılı tari­hinde en saygın eserlerden biridir.(…)

(…) Söylentiye göre, Avesta MÖ yaklaşık 330 yılında Buyuk iskender tarafından yakılmıştı.

(…)Muhtelif dönemlerde İran’ın farklı yerlerinde bir araya getirildikleri görülmektedir. Avesta’nın en eski bölümleri daha Zerdüşt ha­yatta iken ortaya çıkmışlar, diğerleri ardılları ve rahipler tarafından yazıya geçirilmiş ya da eklenmişlerdir.

AVESTA’NIN TOPLANMASI

Parth kralı I. Vologases (MÖ yaklaşık 80-51) Avesta’nın muhafaza edil­mekte olan dağınık haldeki yazılı ve şifahi bölümlerinin bir araya getiril­mesini emretti. I. Ardeşir döneminde (MS 216-240/1) metinler rahip Tansara’nm gözetimi altında toplandı ve II. Şapur (MS 309-379) döneminde de Yüksek rahip Adarbad Mahraspandan tarafından tekrarlandı. Yeni nüsha Hüsrev I. Anuşirvan (MS 531-579) döneminde ortaya çıktı.

(…) İran’ın Arap fethinden sonra Avesta’nın sadece “Vendidad” adındaki tek bir kitabı ve diğer kısımların bölümleri tamamen korundu. Avesta’nın bize ulaşan en eski eski elyazssı nüshası 1278 tarihlidir.

(…)

AVESTA’NIN YAPISI

Bize ulaşan Avesta şunlardan oluşmakta:

VİDEVDÂT. Videvdât (ya da bozulmuş şekliyle Vendidad) Avestaca Vidaev0-dâtemın (daevalara) karşı verilmiş”, “daevalara karşı olan yasa”) kı­saltılmış şeklidir.(…)

(…)

VİSPERAD. (…) Vîspe ratavo “bütün koruyuculara (dua)” olarak ya da Boyce’un tercümesinde “bütün ustalar” ya da “bütün efendiler” olarak tercüme edi­lebilir. (…)

YASNA. (…) Avesta’nın diğer bölümlerinden farklı olarak vezinli yazılmış olup ifadelerin özel karmaşık bakımından ayrılmakta, üstü kapalı ifadeler açısından zengin, antik şiirsel biçim ve karmaşık bir stile sahiptir. Genellikle bunların Zerdüşt’ün kendi eseri olduğu kabul ediliyor.

(…) Gathaların dilbilimsel analizleri peygamber döneminin MÖ 12-10. yüzyıllara dek götürül­mesini mümkün kılmaktadır.

YAST. Yeşt (“hürmet”, “tapınma”; Av. -yaz “saygı”dan gelir) 21 (ya da 22) dua veya ilahi ile sona eklenmiş bir kaç parçalı bölümlerden oluşan bir derlemedir. (…)

KORD AVESTA. (Phl Khvartag Abestag. Pers. Khorda Avesta) “küçük Avesta’ olarak tercüme edilen bir dua kitabıdı. (…)

Örneğin, “Asem Vohü” (Asha duası) Zerdüştiler arasında en fazla sıklıkta kullanılan dualardan biri “Küçük Avesta”da şöyledir:

(…)

Kutsallık (Asha) bütün iyilerin en iyisidir:
mutluluktur da aynı zamanda.
Mükemmel kutsallıkla kutsal olandır mutlu kişi!

(…)

Bunun yanı sıra derleme halinde ve Pehlevi literatüründe ayrı alıntılar biçiminde muhafaza edilmiş olan 20’den fazla parça bulunmakta: “Nirangistân” (bir inancın organizasyonu), “Pursisniha” (‘sorular’), “Aogemadaeca” (‘kabul ediyoruz’; ilk cümlede geçmekte), “Hadhokht Nask” (eskatoloji; ruhun ölümden sonraki kaderi).

(…)

(…) Böylece, Zerdüşt ve Avesta P. Beyl, G. Ritter gibi kişilerin eserlerinde belirgin bir yer edindi; Alman idealizminin en büyük temsilcisi Hegel Avesta’ya büyük ilgi duydu. V. Göthe ve F. Nietzsche de eserlerinde Zerdüştlük ve Avesta’ya yer verdiler.

(…)

(…) Zerdüştlügün dualist olmadığını monotheist olduğunu öne sürdü. (…)

(…)

Xanna Omerxali
St. Petersburg / Göttingen
Mart 2008″

Avesta, Zerdüştlerin Kutsal Metinleri; Çev: Fahriye Adsay, İbrahim Bingöl; s. 9-31

VENDİDAD

FARGARD 1.

(…)

4. Ben, Ahura Mazda’nın yarattığı iyi diyarların ve ülkelerin ikincisi, Sogdialıların yaşadıkları düzlüktü (belirsiz).
(…)

(…)

20. İyi ve akıllı insanlara hasret ve onları çağıran güzel ve esrarlı başka diyarlar ve ülkeler de var.

FARGARD 2

Yima Efsanesi

1. Zerdüşt Ahura Mazda’ya sordu: Ey Ahura Mazda, en hayırsever ruh, maddi dünyanın Yaratıcısı, sen Kutsal biri! Sen, Ahura Mazda’nın benden, (yani) Zerdüşt’ten önce konuştuğun, Ahura dinini, Zerdüşt dinini öğrettiğin ilk ölümlü kimdi?

2. Ahura Mazda cevap verdi: İyi çoban, dürüst Yima idi ey kutsal Zerdüşt! O, ben Ahura Mazda’nm sen Zerdüşt’ten önce konuştuğum, Ahura, Zerdüşt dinini öğrettiğim ilk ölümlü idi.

3. Ey Zerdüşt, ben Ahura Mazda onunla konuştum ve dedim ki: “Evet, dü­rüst Yima, Vıvanghat’m oğlu, benim dinimin vaizi ve taşıyıcısı ol!’ Ve ey Zerdüşt, dürüst Yima şöyle söyleyerek yanıtladı beni: ‘Ben senin dininin vaizi ve taşıyıcısı olmak için doğmadım ve eğitilmedim.’

4.  Ey Zerdüşt, sonra ben Ahura Mazda ona dedim ki: ‘Mademki benim dinimin vaizi ve taşıyıcısı olmak istemiyorsun, benim dünyamın geliş­mesini sağla, benim dünyamın büyümesini sağla: Dünyamı beslemeye, yönetmeye ve gözetlemeye razı ol.’

5. Ey Zerdüşti Ve dürüst Yima bana cevap verdi, şöyle dedi: “Evet! Senin dünyanı geliştireceğim, senin dünyanı büyüteceğim. Evet! Dünyanı bes­leyecek, yönetecek ve gözetleyeceğim. Sen kral oldukça ne soğuk nc sı­cak rüzgâr olacak, ne hastalık ne de ölüm.’

(…)

8. Böylece, Yima’nın hükümranlığında üç yüz kış geçti. Yeryüzü yeniden koyun ve sığır sürüleriyle, insanlarla, köpeklerle, kuşlarla ve kızıl alevli ateşlerle yeniden doldu. Koyun ve sığır sürüleri ve insanlar için boş yer kalmamıştı.

9. Bunun üzerine dürüst Yima’yı şöyle uyardım: Ey dürüst Yima, Vivanghat’ın oğlu, yeryüzü koyun ve sığır sürüleri, insanlar, köpekler, kuşlar ve kızd alevli ateşlerle doldu. Daha fazla koyun ve sığır sürüsü ve insan için yer kalmadı.’

10. Bunun üzerine Yima güneş yolunda aydınlığa, güneye yönelerek bir adım öne çıktı ve (sonrasında) yeryüzüne altın mühürle lbaskı uyguladı ve hançerle delerek şöyle dedi: Ey Spenta Armaiti bunu mahluklar için nazikçe yap, parçalarını aç. koyun ve sığır sürüleri ve insanları taşıyacak şekilde kendini uzağa ger’

(…)

22. Ahura Mazda Yıma ya şöyle dedi vivanghat’ın oğlu Uğursuz kışlar maddi dünyanın üzerine çökmek üzereler ki onlar vahşet ve ölümcül kırağı getirecekler uğursuz kışlar maddi dünyanın üzerine çökmek üzereler ki onlar lapa lapa kar yağdıracak, dağların en yüksek zirvelerinde neredeyse bir aredvi derinliğinde ((karın) en az olduğu yerde bile bir Vitasti iki parmak yani on parmak derinliğinde ) olacak.

23. Ve vahşi doğada yaşayan yırtıcı hayvanlar. Ve dağların, örneğin Aparsen’in (Upairisaena veya Hindukuş) zirvesinde yaşayanlar ve vadi içlerinde, örneğin Khorastanda (Horasan ovası) yaşayanlar kendilerine yeraltını mesken edinecekler.

24. Bu kıştan önce. sular basmadan önce kırlar sığırlar için zengin otlaklarla doldu. Ey Yıma, şimdi karlar eridikten sonra dünyada, bir koyunun ayak izinin bile görülebileceği bir yer olacak

25. Bu nedenle her bu kenarı bir at koşusu uzunluğunda kare bir alan inşa et (Her bir kenarı iki hathra uzunluğunda (bir hathra yaklaşık bir mil (1609 m) uzunluğundadır) Ve oraya koyun ve öküz. insan, köpek, kuş ve parlak kızıl alevlerin tohumlarını getir. Böylece insanoğluna mesken olması için her bir kenarı bir at koşusu uzunluğunda bir Vara. öküz ve koyunlar için her bir kenarı bir at koşusu uzunluğunda bir Vara yap.

26. Sen, orada bir hathra uzunluğundaki bir yataktan su akıtacaksın, sen orada hiç solmayan yeşillikler üzerine, hiç bitmeyen yiyeceklerle kuşlar yerleştireceksin. Sen orada balkonlu, avlulu ve dehlizli bir evden oluşan barınaklar kuracaksın (Balkon, avlu ve dehliz kelimelerinin anlamları şüpheli)

(…)

29. Orada hiçbir kambur, göğsü çıkıntılı kimse olmayacak; iktidarsız, akıl hastası, kötü niyetli, yalancı kimse olmayacak; kindar, kıskanç kimse olmayatak; çürük dişli, hapsedilmiş cüzzamlı, Angra Mainyu’nun ölüm­lülerin vücutlarını damgaladığı lekelerin hiçbiri de olmayacak.

30. Bu yerin en büyük bölümüne dokuz, orta bölümüne altı, en küçüğüne de üç sokak yapacaksın. En büyük bölümdeki sokaklara bin; orta bö­lümdeki sokaklara altı yüz; en küçük bölümdeki sokaklara üç yüz erkek ve kadının tohumlarını getireceksin. Bu Vara’yı altın mührünle mühürleyeceksin ve bir kapı ile kendiliğinden parlayan bir pencere yapacaksın.

31. Sonra Yima kendi kendine şöyle dedi: ‘Ahura Mazda’nın bana yapma­mı emrettiği bu Vara’yı yapmayı nasıl başaracağım.)’ Ve Ahura Mazda Yima’ya şöyle dedi: Ey Vivanghat’ın oğlu Yima, topuğunun bir ayak vu­ruşuyla toprağı ez ve sonra, çömlekçinin çömlek balçığını yoğururken yaptığı gibi onu ellerinle yoğur.

32. (Ve Yima Ahura Mazda’nın istediği gibi yaptı; topuğunun bir ayak dar­besiyle toprağı ezdi, bir çömlekçinin çömlek balçığını yoğurduğu gibi onu elleriyle yoğurdu. (Vendidad Saba’dan))

33. Ve Yima her bir kenarı bir at koşusu uzunluğunda kare bir Vara yaptı. Oraya koyun ve öküzlerin, insanların, köpeklerin ve parlak kızıl alevle­rin tohumlarını getirdi. İnsanlar için bir mesken olacak olan her bir ke­narı bir at koşusu uzunluğunda kare bir Vara yaptı; öküzler ve koyunlar için her bir kenarı bir at koşusu uzunluğunda kare bir Vara.

34. Oraya, bir hathra uzunluğundaki bir yataktan akan sular yerleştirdi; oraya hiç solmayan yeşilliklere, hiçbir zaman bitmeyen yiyeceklerle be­raber kuşlar yerleştirdi. Balkonlu, avlulu ve dehlizli bir evden oluşan ba­rınaklar kurdu.

35. Oraya, bu yeryüzünün en mükemmel, en iyi ve en sağlıklı kadın ve er­keklerinin tohumlannı getirdi; oraya, bu yeryüzünün en mükemmel, en iyi ve en sağlıklı her türlü büyük baş hayvanlarının tohumlarını getirdi.

36. Oraya, bu yeryüzünün en büyük ve en hoş kokulu ağaçlarının her türünden tohumlar getirdi, oraya bu yeryüzünün her türlü en lezzetli ve en hoş kokulu her türlü meyvenin tohumlarını getirdi. Getirdiği tüm tohumların her türünden, o insanların Varada kaldıkları sürece orada hiç tükenmemek üzere iki tane gelirdi.

37. Ve orada hiç kambur, göğsü çıkıntılı kimse yoktu, orada hiç iktidarsız, akıl hastası, kötü niyetli, yalancı, kindar, kıskanç, çürük dişli, hapsedi­lecek cüzzamlı yoktu. Angra Mainyu’nun ölümlülerin vücutlarım dam­galadığı lekelerinde hiçbiri yoktu.

38. Bu yerin en büyük kısmında altı, orta kısmında altı, en küçük kısmında da üç tane sokak yaptı. En büyük kısımdaki sokaklara bin, orta kısmın sokaklarına altı yüz, en küçük kısmın sokaklarına üç yüz kadın ve erke­ğin tohumlarını getirdi. Bu Vare’yı altın yüzükle mühürledi ve bir kapı ile kendiliğinden ışıldayan bir pencere yaptı.

(…)

41. Her kırk yılda her çift, biri erkek ve biri dişi, bir çift doğurur. Ve her tür büyük baş hayvan için de bu böyledir. Ve Yima’nın yaptığı Vara’daki in­sanlar en mutlu hayatı yaşarlar. (Onlar orada 150 yıl yaşarlar, bazıları hiç ölmediklerini söylerler.)

(…)

43. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Orada (göksel) Efendi ve Hükümdar kimdi? Ahura Mazda cevapladı: ‘Urvatat-nara, ey Zerdüşt! Ve de sen Zerdüşt.’

FARGARD 3.

(…)

11. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Yeryüzünün (kendini) en kederli hissettiği beşinci yer neresidir? Ahura Mazda cevapladı: ‘Ora­sı, imanlılardan birinin karısının ve çocuklarının, Ey Spitama Zerdüşt! Esarete, kuru, tozlu yola zorlandıkları ve ağlama seslerinin yükseldiği yerdir.’

(…)

FARFARD 4.

(…)

4. (…) Öküz karşılığı yapılan sözleşmeden, insan karşılığı yapılan sözleşme ile vazgeçilir; kişi, zararı insan karşılığı yapılan sözleşmenin bedeli ile ödeyecektir. İnsan karşılığı yapılan sözleşmeden tarla karşılığı yapılan sözleşme ile vazgeçilir; kişi, zaran tarla karşılığı yapılan sözleş­menin bedeli ile ödeyecektir.

(…)

10. (…) Şayet bir adam tarla kar­şılığı yapılan sözleşmeyi ihlal ederse onun bu günahına kaç kişi ortak olur? Ahura Mazda cevap verdi: ‘Bu günahı, onun Nabanazdiştasını bin yıl boyunca sorumlu tutar.’

(…)

17. Şayet bir adam elinde silahla ayağa kalkarsa, bu bir Agereptadır. Eğer silahı sağa sola sallarsa, bu bir Avaoirıtadır Eğer kötü niyetle önceden planlayarak birine sert bir şekilde vurursa, bu bir Areduştur. Beşinci Areduştan sonra o bir Peşotanu olur.

(…)

40. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir adam bir başka­sına canını alacak kadar sert bir şekilde vurursa, ödeyeceği ceza ne olur? Ahura Mazda cevap verdi: ‘Aşpahe-aştra ile doksan kırbaç, Sraoşo-çarana ile doksan kırbaç’

41. Eğer o kişi, öncekinin kefaretini ödemeden bu suçu tekrar işlerse, öde­yeceği ceza ne olur? Ahura Mazda cevap verdi: “O bir Peşotanu’dur: Aşpahe-aştra ile iki yüz kırbaç, Sraoşo-çarana ile iki yüz kırbaç.’

42. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir adam bir baş­kasına canını alacak kadar sert bir şekilde vurur ve kefaretini ödeme­yi reddederse ödeyeceği ceza ne olur? Ahura Mazda cevap verdi: ‘O bir Peşotanu’dur: Aşpahe-aştra ile iki yüz kırbaç, Sraoşo-çarana ile iki yüz kırbaç’

(…)

47. Doğrusu sana söylüyorum, ey Spitama Zerdüşt! Karısı olan bir adam karısı olmayan bir adamdan daha üstündür, bir ev geçindiren evi olma­yandan; çocukları olan çocuksuz bir adamdan, serveti olan hiç serveti olmayandan daha üstündür.

48. Ve iki adamdan, kendisini etle besleyip. Vohu Mano’yu içine çok daha iyi alanı böyle yapmayandan daha üstündür; ikincisi neredeyse ölüdür; ilki bir Asperena değerinde, bir koyun değerinde, bir öküz değerinde, bir insan değerinde diğerinden üstündür.

49.Bu adam Asto-vidhotu’nun saldırılarına karşı mücadele edebilir; o, he­defe fırlatılmış oklara karşı koyabilir; o, en ince giysilerin içinde kış ibli­sine dayanabilir; o, en zalim tirana karşı koyabilir ve kafasına darbe vu­rabilir; o, pek uygunsuz şekilde oruç tutan Aşemaogha’ya karşı koyabilir.

IVb.

49. (mükerrer)
Yeniden yapılmasını beklemeden o eylemin yapıldığı ilk zamanda,

50. aşağıda [cehennemde] o eylemin acısı dünyadaki herhangi bir acı kadar şiddetli olacaktır: Pirinçten yapılmış bir bıçakla fani vücudundan bir or­ganı kesilmiş gibi ya da daha kötüsü;

51. aşağıda, o eylemin acısı dünyadaki herhangi bir acı kadar şiddetli ola­caktır: Pirinçten yapılma çivilerle fani vücudu çivilenmiş (anlaşılmıyor) gibi ya da daha kötüsü.

52. aşağıda, o eylemin acısı dünyadaki herhangi bir acı kadar şiddetli ola­caktır: Fani vücudu, bir adamın uzunluğunun yüz katı kadar yükseklikteki bir uçurumdan tepetaklak aşağıya atılmış gibi ya da daha kötüsü,

53. aşağıda, o eylemin acısı dünyadaki herhangi bir acı kadar şiddetli ola­caktır: fani vücudu zorla kazığa oturtulmuş [anlaşılmıyor] gibi ya da daha kötüsü.

(…)

FARGARD 5.

(…)

8. (…)  Ahura Mazda cevapladı: ‘Su hiçbir insanı öldürmez: Asto-vidhotu onu bağlar ve böylece bağlı halde iken Vayu onu öldürür;akıntı onu yukarı kaldırır, akıntı onu aşağıya indirir, akıntı onu kıyıya atar; sonra kuşlarondan bes­lenir. O öldüğünde, Kaderin arzusuyla ölmüş olur.’

IIb.

9. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Ateş öldürür mü? Ahura Mazda cevapladı: ‘Ateş hiçbir insanı öldürmez: Asto-vidhotu onu bağlar ve böylece bağlı halde iken Vayu onu öldürür; ateş yaşamı ve organlan yakar. O öldüğünde, Kaderin arzusuyla ölmüş olur.”

(…)

25. ‘Gökyüzü, etrafını kuşattığı yeryüzünden ne kadar yüksekte ise, bu yasa,
Mazda’nın bu gaddar-mahfedici yasası da diğer tüm kelamlardan o derece daha yücedir.
‘[Bu yüzden], o, taahhüt edilmiş bir draona-servisi için ya da taahhüt edilmemiş olanı için: ya da takdim edilmiş bir draona ya da takdim edil­memiş olanı için; ya da emanet edilmiş bir draona ya da emanet edilmemiş olanı için Ratu’ya ve Sraoşa-varez’e başvuracak.

(…)

60.’Aslında Ahura Mazda sahip olabileceğimiz hiçbir değerli şeyi, Asperena ağırlığında bir iplik kadar bile olmasa, iplik eğiren genç bir kızın yere düşmesine izin verebileceği kadar olmasa bile ziyan etmemize izin vermez.

61. ‘Her kim ki ölü bir bedenin kıyafetlerini ki iplik eğiren genç bir kızın yere düşmesine izin verebileceği kadar bile olmasa, atarsa o ne hayatta iken imanlı biri olur ne de öldüğünde cennette bir yeri olur.

62.’O kendisini, kötülerin dünyasına, karanlıktan ibaret, karanlığın kaynağı, karanlığın ta kendisi olan o dünyaya giden yolda kumanya yapmış olur. O dünyaya, Cehennem dünyasına siz kendi eylemleriniz, kendi inancınız vasıtasıyla gönderildiniz, ey günahkârlar!’

(…)

FARGARD 7.

(…)

2. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Hemen ölümden sonra, ruh bedenden ayrı­lır ayrılmaz, ey Spitama Zerdüşt! Druj Nasu, kuzey bölgelerinden çıkıp çıkıntılı dizleri ve kuyruğuyla, durmadan vızıldayan öfkeli bir sinek şek­linde ve en iğrenç Khrafstralar gibi gelir ve üzerine atılır

(3. ‘Köpekler cesedi görünceye ya da yiyip bitirinceye kadar veya et yiyici kuşlar ona doğru uçuşa geçinceye kadar ölünün üzerinde kalır. Köpekler onu görünce veya yiyip bitirince ya da kuşlar ona doğru uçuşa geçince, işte o vakit Druj Nasu, çıkıntılı dizleri ve kuyruğuyla, durmadan vızılda­yan öfkeli bir sinek şeklinde ve en iğrenç Khrafstralar gibi aceleyle kuzey bölgelerine doğru kaçar.’]

(…)

36.  Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir Mazda tapıcısı iyileştirme sanatını icra etmek isterse, yeteneğini ilkin kimin üzerinde uygulasın? Mazda’ya tapınanlar üzerinde mi yoksa Daevalara tapınanlar üzerinde mi?

37. Ahura Mazda cevap verdi: ‘İlk önce, Mazda’ya tapınanlardansa Daevalara tapınanlar üzerinde kendisini denesin. Eğer Daevalara tapınan birini bıçakta tedavi eder ve o ölürse; eğer Daevalara tapınan ikinci bir kişiyi tedavi eder ve o ölürse; eğer Daevalara tapınan üçüncü kişiyi tedavi eder ve o ölürse, o artık sonsuza dek ehliyetsizdir.

38. ‘Bu yüzden Mazda’ya tapınan herhangi birini asla tedavi etmesin; asla Mazda’ya tapınan herhangi birini ne bıçakla tedavi etsin ne de yaralasın. Şayet Mazda’ya tapınan herhangi birini bıçakla tedavi eder ve onu bıçakla yaralarsa, onu yaraladığı için kasten adam öldürme cezası ödeyecektir.

(…)

44.’Ey Spitama Zerdüşt! Eğer birden fazla hekim, yani bıçakla iyileştiren biri, otlarla iyileştiren biri ve Kutsal Söz ile iyileştiren biri beraber talip olurlarsa şayet, Kutsal Söz ile iyileştiren hekimliğini uygulasın: Çünkü bu, Kutsal Sözle iyileştiren bütün hekimlerin en iyisidir; imanlıların vü­cudundan hastalığı en iyi şekilde uzaklaştıracaktır’

(…)

49. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! ölü bir insanın cesedi bir Dakhmaya bırakıldıktan ne kadar sonra Dakhmanın bulunduğu yer yeniden temiz olur?

50.Ahura Mazda cevap verdi: ‘Cesedin tozu ile o yerin tozu birbirine karışmayıncaya kadar temiz olmaz, Ey Spitama Zerdüşt! Maddi dünyadaki herkesi Dakhmaları yıkmaya teşvik et, Ey Spitama Zerdüşt!

51. Her kim ki, Dakhmaların kendi vücudu kadar bir yerini bile yıksa, onun düşünce, söz ve eylemdeki bütün günahları bir Patet tarafından işlen­miş gibi affedilir; düşünce, söz ve eylemdeki günahları hiç olmamış gibi kabul edilir.

52. Onun ruhu için iki güç birbirleriyle savaşı sürdürmeyecekler; O cennete girdiğinde yıldızlar, ay ve güneş çok sevinecek ve ben Ahura Mazda se­vinç içinde şöyle diyeceğim: Selam sana ey insan! Sen ki çürümekte olan bir dünyadan çürümeyen bir dünyaya geçtin.

55. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Nerede Daevalar vardır? Daevalara taptıkları yer neresidir? Daevaların saldınya geçtikleri, Daevaların birlikte koşarak geldikleri yer neresidir? Daevaların ellilerce ve yüzlerce, yüzlerce ve binlerce, binlerce ve onbinlerce, sayısız ve sayısız kişiyi öldürmek için hep birlikte koşarak geldikleri yer hangisidir?

56. Ahura Mazda cevap verdi: Yeryüzüne inşa edilen bu Dakhmalardır, Ey Spitama Zerdüşt! Ve ölü insanların cesetlerinin bırakıldığı yerlerdir, Da­evaların bulundukları yer burasıdır, Daevaların birlikle saldırıya geçtik­leri, birlikte koşarak geldikleri ellilerce ve yüzlerce, yüzlerce ve binlerce, binlerce ve onbinlerce, sayısız ve sayısız kişiyi öldürmek için hep birlikte koşarak geldikleri yer burasıdır.

57. Bu Dakhmalarm üzerinde, Ey Spitama Zerdüşt! Bu Daevalar yiyecek alır ve pisliklerini boşaltırlar. Siz insanlar bu maddi dünyada nasıl yemek pi­şirip, pişmiş et yiyorsanız onlar da öyle yapıyorlar Sizin orada aldığınız koku, adeta onların beslenme kokusudur, ey insanlar!

58.Çünkü bu şekilde, Dakhmalarda pis kokular bitinceye kadar eğlenip cümbüş yapmaya devam ediyorlar. Bu Dakhmalarda kaşıntı, sıcak hum­ma, naeza, soğuk humma, raşitizm, zamansız saç beyazlaması hasta­lıkların enfeksiyonları yayılır. Bu Dakhmalarda güneşin battığı saatten itibaren en kötü caniler bir araya gelirler.

59. ‘Ve daha iyi bir kavrama gücünün peşinden gitmeyen kıt anlayışlılar, Gainiler bu hastalıkları kalçalarında, ellerinde ve üç örüklü saçlarında üç kat daha güçlendiriyorlar.

(…)

69.Ahura Mazda cevap verdi: ‘Üç gece boyunca böyle kalsın; üç gece boyun­ca süt, et ve şarapla beslensin. Ardından, üç gece geçtikten sonra vücu­dunu yıkasın, giysilerini gomez ve suyla dokuz deliğiyle beraber yıkasın. Böylece temizlenmiş olur.

70. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer kirli vücudunda ateş oluşursa, bu en kötü iki acı açlık ve susuzluğa vücudu maruz kalırsa su içmesine izin verilebilir mi?

71. Ahura Mazda cevap verdi: Evet içebilir. Onun için öncelikli olan hayatı­nın kurtulmasıdır; kutsal bilgiyi bilen mübarek insanlardan, aziz imanlı birinin ellerinden güç verici su içebilir. Ancak siz, Mazda tapıcıları bu­nun için cezaya hazır olun. Ratu, Sraoşa-varez’e başvurularak, ödenecek ceza belirlensin.

72. Ödenecek ceza nedir?
Ahura Mazda cevap verdi: Bu bir Peşyatanunun yaptığı şeydir: Aşape-astra ile iki yüz, Sraoşo-çarana ile iki yüz kırbaç.’

(…)

78. 0 kimdir, Ey Kutsal Ahura Mazda, O, daha iyiyi amaçlarken, doğruyu arzularken, doğruya mani olmuş kişi kimdir? O kimdir? Daha iyiyi amaçlarken Drujun yoluna düşen kimdir?

79. Ahura Mazda cevap verdi: Daha iyiyi amaçlarken, doğruyu arzularken, doğruya mani olmuş kişi, daha iyiyi amaçlarken Drujun yoluna düşmüş bu kişi, ölünün temasıyla kirlenmiş ve sunu için uygun olmayan suyu takdim eden ya da gecenin ölümünde sunu için uygun olmayan suyu takdim eden kişidir.

FARGARD 8

(…)

11. ‘Sonrasında, ceset taşıyıcılar ölüden üç adım uzakta otursunlar ve kutsal Ratu Mazda tapıcılarına şöyle seslenecek: “Mazda’ya tapınanlar, ce­set taşıyıcıların saçlarını ve vücutlarını yıkayacakları idrarı oraya getir­melerine izin verin.”

12. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Ceset taşıyıcıların saçla­rını ve vücutlarını yıkayacakları idrar hangisidir? Koyunların mı yoksa öküzlerin mi? Erkeğin mi yoksa kadının mı?

13. Ahura Mazda cevap verdi: Koyun ya da oküzlerinki olsun, kadın veya erkeğinki değil, en yakın akrabasıyla ile evlenmiş olanlar hariç. Böylece bunlar, ceset taşıyıcılarının saçlarmı ve vücutlarını yıkayacakları idrarı üretsinler.

(…)

19. (…)
‘”Vohu-mano’nun bu dünyada yapılanlara karşılık hediyeleri Mazda içindir.
“Yoksulları ferahlatan Ahura’yı hükümdaryapmış olur.

21. Kem-na Mazda: Hainlerin nefreti beni kuşatmışken, Ey Mazda! Bana hangi koruyucuyu verdin? Eserleri sayesinde dünya üzerinde var olmaya devam ettiğim senin Atarın ve Vohu-manou dışında kim olabilir? Bu nedenle bana dinini kanunun olarak vahiy et!
‘”Ke-verethrem-ja: -Senin öğretini koruyacak olan muzaffer kimdir? Benim her iki dünyada rehber olduğumu belirt. İnşallah Sraoşa Vohu-mano ile gelir ve senin en çok sevdiklerine yardım eder. Ey Mazda!

21. ‘”Bizi bizim öfkemizden koru. Ey Mazda ve Armaiti Spenta! Yok ol. Ey İblis Druj! Yok ol. Ey iblisin dölü! Yok ol. Ey iblisin kainatı! Yok ol, Ey iblisin dünyası! Helak ol, Ey Druj! Hemen uzaklaş. Ey Druj! Helak ol, Ey Druj! Kuzey bölgelerine git kaybol, doğruluğun canlı dünyasına daha fazla ölüm verme!”

(…)

26. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir adam zorla, sapıkça bir günah işlerse, ödeyeceği ceza nedir?
Ahura Mazda cevap verdi: ‘Aşape-astra ile sekiz yüz, Sraoşo-çarana ile sekiz yüz kırbaç,’

27. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir adam kendi rızasıyla, sapıkça bir günah işlerse, ödeyeceği ceza nedir? Bunun kefareti nedir? Onu temizleyecek olan nedir?
Ahura Mazda cevap verdi: ‘Bu eylem için ödenecek hiçbir şey yoktur, telafi edecek hiçbir şey yoktur, ondan temizleyecek hiçbir şey yoktur; Bu öyle günahtır ki sonsuza dek hiçbir kefareti yoktur.

(…)

32. Abura Mazda cevap verdi: ‘Erkeğin kadınlarla cinsel ilişkide bulunması ya da kadının erkeklerle cinsel ilişkide bulunması gibi erkeklerle cinsel ilişkide bulunan adam Daeva olan adamdır; Daevaların tapıcısı olan, Daevaların erkek aşığı olan, Daevaların kadın aşığı olan, Daevanın karısı olan; bir Daeva kadar kötü olan, bütün varlığıyla bir Daeva olan bu kişidir; ölmeden önce bir Daeva olan ve ölümden sonra görünmez Daevalardan biri olan kişi budur ister erkek olarak ister kadın olarak erkeklerle cinsel ilişkide bulunsun, o böyledir.’

(…)

72. (…) “Yüce efendinin arzusu kutsallığın kanunudur,” (…)

73. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer Mazda tapıcıları, yürürken ya da koşarken, ya da at sırtında giderken ya da hızla giderken Nasunun yakıldığı ya da pişirildiği yerde Nasuyu yakan ateşle karşılaşırlarsa ne yapsınlar?

74- Ahura Mazda cevap verdi: ‘Nasuyu pişiren adamı öldürsünler; kesinlikle onu öldürsünler. Kazanı kaldırsınlar, sehpayı kaldırsınlar.

(…)

80. Rüzgâr ateşin kokusunu her nereye kadar götürürse. Ahura Mazda ateşi oraya kadar gidecek ve binlerce görünmeyen Daevayı, binlerce iblisi, karanlığın kaynağını, binlerce Yatus ve Pairikas çiftini öldürecektir.’

(…)

84. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir çömlekçinin
fırınından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında
ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten dört yüz meşale getirmiş gibi olur.’

85. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir camcının
fırınından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında
ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: ödülü, bu hayatta [ateşe getirilen) camlar kadar çok sayıda ateşten meşaleyi Daityo-gatuya getirmiş gibi olur.’

86. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam aonya-berejyadan Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: Ödülü, bu hayatta varolan bitkiler kadar çok sayıda ateşten meşaleyi Daityo-gatuya getirmiş gibi olur.”

87. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir kuyumcunun
çatı direğinin altından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden
ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten yüz meşale getirmiş gibi olur.’

88. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir gümüşçünün
çatı direğinin altından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden
ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten doksan meşale getirmiş gibi olur.’

89. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri Bir adam bir demircinin
çatı dileğinin altından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden
ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten seksen meşale getirmiş gibi olur.’

90.Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir çelik işçisinin altından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne alacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten yetmiş meşale getirmiş gibi olur,’

91. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir fırının ateşini
Daityo-gatuya getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi; Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten altmış meşale getirmiş gibi olur.’

92. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir kazanın altından Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten elli meşale getirmiş gibi olur.’

93. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam aonya takhairyadan Daityo-gatuya ateş getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne alacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi; ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten kırk meşale getirmiş gibi olur,’

94.Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir çobanın ateşini Daityo-gatuya geıirırse ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne olacaktır? Ahura Mazda cevap verdi. Ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten otuz meşale getirmiş gibi olur”

95. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam tarlaların ateşini Daityo-gatuya getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Abura Mazda cevap verdi: ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten yirmi meşale getirmiş gibi olur.’

96.Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam kendi kalbinin ateşini Daityo-gatuya getirirse, ruhu bedeninden ayrıldığında ödülü ne olacaktır?
Ahura Mazda cevap verdi: ödülü, bu hayatta Daityo-gatuya ateşten on meşale getirmiş gibi olur’

(…)

104. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer yolda su bulursa ve su onu bir cezaya maruz bırakırsa, ödeyeceği ceza nedir?

105. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Aspahe-astra ile dört yüz. Sraoşo-çarana ile dört yüz kırbaç.’

106. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer yolda ağaçlar bulursa ve ateş onu bir cezaya maruz bırakırsa, ödeyeceği ceza nedir? Ahura Mazda cevap verdi: Aspahe-astra ile dört yüz, Sraoşo-çarana ile dört yüz kırbaç.’

(…)

FARGARD 9.

(…)

13. ‘Druj, iblis Angra Mainyu’ya, öldürücü kılıcın Aşemasına, bütün iblis­lere darbe vuracak bir silaha dönüşen kelimelerin her birinde giderek daha zayıflayacaktır.

(…)

54. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Güzellik ve dolgunluk, sağlık ve iyileştiricilik. doygunluk, artış, gelişim, artan tahıl ve otlarla beraber bu ülkeye ve bu topraklara ne zaman geri gelecek?

55, 56. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Dinsiz Aşemogha o mahalde ölümcül darbe alıncaya kadar, üç gün üç gece alev alev yanan ateşle, Baresma ile bağlanmış ve hazıılanmış Kaoma ile birlikte o yerin kutsal Sraoşasına bir kurban sunuluncaya kadar, güzellik ve dolgunluk, sağlık ve iyiieşti­ricilik. doygunluk, artış, gelişim, gelişip serpilen tahıl ve otlarla beraber bu ülkeye ve bu topraklara asla geri gelmeyecek.

57. ‘O zaman güzellik ve dolgunluk, sağlık ve iyiieştiricilik, doygunluk, ar­tış, gelişim, gelişip serpilen tahıl ve otlarla beraber bu ülkeye ve bu top­raklara yeniden gen gelecek.’

FARGARD 10.

(…)

3. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Gathalarda iki kez söylen­mesi gereken sözler hangileridir?

4. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Gathalarda iki kez söylenmesi gereken sözler şunlardır ve sen onları yüksek sesle söyleyeceksin: (Yasna 28.2, 35.2, 35.8, 39.4, 41.5, 43.1, 47.1, 51.1, 53.1, blog.)

(…)

6. ‘Bu evden, bu kasabadan, bu şehirden, bu ülkeden; ölüyle kirlenmiş adamın tam da vücudundan, ölüyle kirlenmiş kadının tam da vücudun­dan, evin reisinden, kasabanın efendisinden, şehrin efendisinden, ülke­nin efendisinden; Doğruluğun bütün dünyasmdan Nasuyu kovuyorum, doğrudan kirliliği kovuyorum, dolaylı kirliliği kovuyorum.'”

(…)

8. Ahura Mazda cevap verdi: “Gathalarda üç kez söylenmesi gereken sözler şunlardır ve sen onları yüksek sesle söyleyeceksin:
(Yasna 27.14, 33.11, 35.5, 53.9, blog.)

9. ‘Ve sen bu Thris-amrutasları üç kez söyledikten sonra bu zafer dolu ve en fazla iyileştirici şu sözleri yüksek sesle söyleyeceksin: “Bu evden, bu kasabadan, bu şehirden, bu ülkeden; ölüyle kirlenmiş adamın tam da vücudundan, ölüyle kirlenmiş kadının tam da vücudundan, evin rei­sinden, kasabanın efendisinden, şehrin efendisinden, ülkenin efendi­sinden; Doğruluğun bütün dünyasından Indra’yı kovuyorum, Sauru’yu kovuyorum, Daeva Naunghaithya’yı kovuyorum.

(…)

12. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Gathalarda dört kez söylenmesi gereken sözler şunlardır ve sen onları yüksek sesle söyleyeceksin:

(Yasna27.13, 34.15, 54.1, blog.)

(…)

FARGARD 11.

(…)

4. ‘Evi temizlemek istiyorsan yüksek sesle şu sözleri söyleyeceksin “Hastalık büyük koruyucumu (o, sapkınlara eıdenıi öğretendir) koruduğu sürece.”
‘Ateşi temizlemek istiyorsan, şu sözleri yüksek sesle söyleyeceksin: “Se­nin ateşine, her şeyden önce, hayranlıkla yaklaşırız, Ey Ahura Mazda!’

5.’Suyu temizlemek istiyorsan, yüksek sesle şu sözleri söyleyeceksin: “Sulara, Maekainti sularına, Hebvainti sularına, Fravazah sularına hürmet ediyoruz.”
‘Toprağı temizlemek istiyorsan, yüksek sesle şu sözleri söyleyeceksin: “Bu toprağa, kadınların olduğu bu toprağa, senin olan bizleri ve kadın­ları taşıyan bu toprağa hürmet ediyoruz. Ey Ahura!”
6. (…)
‘Ağaçları temizlemek istiyorsan, yüksek sesle şu sözleri söyleyeceksin: “Ona ödül olarak Mazda bitkileri çoğaltacak.”

7. İmanlı kadın ve erkekleri temizlemek istiyorsan, yüksek sesle şu sözleri söyle: “Ettiği yemini tutan Airyaman buraya gelsin ki Zerdüşt’ün kadın ve erkekleri sevinsinler, Vohu-mano sevinsin; Dinin layık olduğu arzulanan ödülle beraber gelsin. Ahura Mazda tarafindan kutsallık için ihsan edilen bu iyilik için yalvarıyorum!”

(…)

9. ‘Aşemayı kovuyorum, Nasu’yu kovuyorum, doğrudan kirlenmeyi kovuyorum, dolaylı kirlenmeyi kovuyorum,
(Khru’yu kovuyorum. Khruighni’yi kovuyorum.
‘Buidhi’yi kovuyorum, Buidhi’nin dölünü kovuyorum.
‘Kundi’yi kovuyorum. Kundi’nin dölünü kovuyorum,)
‘Sıska Buşyasta’yı kovuyorum, uzun elli Buşyastayı kovuyorum. (Muid-hi’yi kovuyorum, Kapastiyi kovuyorum.)
‘Ateşe, suya. toprağa, ineklere, ağaçlara gelen Pairika’yı kovuyorum. Ateşe, suya, toprağa, ineklere, ağaçlara gelen kirliliği kovuyorum.

10. Seni ateşten, sudan, topraktan, ineklerden, ağaçlardan, imanlı kadın ve erkeklerden, yıldızlardan, aydan, güneşten, sınırsız ışıktan, kutsal ilkenin kaynağı Mazda tarafından yaratılan bütün iyi şeylerden kovuyorum,

(…)

12. ‘Aeşma kovuldu; Nasu kovuldu: doğrudan kirlenme kovuldu, dolaylı
kirlenme kovuldu,
[Khru kovuldu, Khruighni kovuldu; Buidhi kovuldu, Buidhi’nin dölü kovuldu; Kundi kovuldu, Kundi’nin dölü kovuldu.)
‘Sıska Buşyasta kovuldu; eli uzun Buşyasta kovuldu; (Muidhi kovuldu, Kapasti kovuldu.]
‘Ateşe, suya, toprağa, ineklere, ağaçlara gelen Pairika kovuldu. Ateşe, suya, toprağa, ineklere, ağaçlara gelen kirlilik kovuldu.

13. ‘Senin büyün ateşten, sudan, topraktan, ineklerden, ağaçlardan, imanlı kadın ve erkeklerden, yıldızlardan, aydan, güneşten, sınırsız ışıktan, kutsal ilkenin kaynağı Mazda tarafından yaratılan bütün iyi şeylerden kovuldu, Ey hain Angra Mainyu!

14. ‘Sonra şu zafer dolu, en fazla iyileştirici sözleri söyleyeceksin. Mazda admoi’yi dört kez söyleyeceksin: “Ey Mazda! Söyle bana en iyi sözleri ve en iyi eylemleri, iyi düşünceler ve sana doğru övgü mükafatı sunan onun kutsallığı aracılığı ile sen, Ey Efendim! İstediğin gibi, hükümranlığın altında yeniden diriliş dünyasını görünür kılabilirsin.”

(…)

17. “Sonra şu zafer dolu, en fazla iyileştirici sözleri söyleyeceksin. Airyama Işyoyu dört kez söyleyeceksin: “Sözünü tutan Airyaman buraya gelsin!”‘

(…)

20. ‘”Bizi bizim öfkemizden koru, Ey Mazda ve Armaiti Spenta! Yok ol. Ey
iblis Druj! Yok ol, Ey iblisin dölü! Yok ol, Ey iblisin kainatı! Yok ol, Ey
iblisin dünyası! Helak ol, Ey Druj! Hemen uzaklaş, Ey Druj! Helak ol. Ey
Druj! Kuzey bölgelerine git kaybol, dürüstlüğün canlı dünyasına daha
fazla ölüm verme!”

(…)

FARGARD 13.

Köpek.

1a.

1. İyi Ruhun yaratıkları arasında, gece yarısından güneş doğuncaya kadar gidip Kötü Ruhun binlerce yaratığım öldüren iyi yaratık hangisidir?

2. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Sırtı dikenli, uzun ve ince burunlu köpek, uğursuzca konuşanların Duzaka dedikleri köpek Vanghapara’dır; iyi Ruhun yaratıkları arasında, gece yarısından güneş doğuncaya kadar gi­dip Kötü Ruhun binlerce yaratığını öldüren iyi yaratık budur.

3. “Ve her kim ki, Ey Zerdüşt! Sırtı dikenli, uzun ve ince burunlu köpek, uğursuzca konuşanların Duzaka dedikleri köpek Vanghapara’yı öldürürse do­kuz nesil boyunca kendi ruhunu öldürmüş olur, hayatta iken günahının kefaretini ödemezse Çinwad köprüsü üzerinde bir yol bulamayacaktır.’

(…)

5. Kötü Ruhun yaratıkları arasında, gece yarısından güneş doğuncaya ka­dar gidip İyi Ruhun binlerce yaratığını öldüren kötü yaratık hangisidir?

6. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Uğursuzca konuşanların Zairimyaka dedik­leri Daeva Zairimyangura. bu Kötü Ruhun yaratıkları arasında, gece yarısından guneş dokuncaya kadar gidip İyi Ruhun binlerce yaratığını öldüren kötü yaratıktır.

7. Ve her kim ki, Ey Zerdüşti Uğursuzca konuşanların Zairimyaka dedikle­ri Daeva Zairimyangura’yı öldürürse, sanki bir Patet tarafından işlenmiş gibi düşünce, söz ve eylemdeki günahlarından kurtulur; düşünce, söz ve eylemdeki günahlarının kefareti ödenir.

II.

8. ‘Her kim ki ya bir çoban köpeğini ya bir ev köpeğini ya da bir Vohunazga köpeğini öldürürse, ruhu öbür dünyaya geçerken yüksek sesle inleyerek ve etrafını kurtların sardığı yüksek bir ormandaki koyunlardan çok daha şiddetli acı çekecektir

9. Öteki dünyada hiçbir ruh gelip bedeninden ayrılan, inleyen ve ıstırap dolu ruhunu karşılayıp yardım etmeyecek. [Çimvad] köprüsünü tutan köpekler bedeninden ayrılan öteki dünyada inleyen ıstıraplı ruhuna yar­dım etmeyecekler

ıo. ‘Eğer bir adam bir çoban köpeğine hareket edemeyecek hale gelecek şekilde darbe vursa; eğer kulağını ya da pençesini keserse ve bunun üzerine bir hırsız ya da kurt köpekten herhangi bir tepki gelmeksizin hırsızlık yapsa ve sürüden koyunları alıp gitse, adam kayıpların bedelini ödeye­cek ve kasıtlı yaralamadan dolayı köpeğin yarası için ceza ödeyecektir.

(…)

20. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Bir adam bir çoban kö­peğine kötü bir yiyecek verirse, hangi günahla kendini suçlu duruma sokar?
Ahura Mazda cevap verdi’. ‘Birinci sınıftan bir evin reisine kötü yiyecek servisinde bulunmuş birinin suçuyla aynı suçu işlemiş olur.

(…)

28. ‘Bu maddi dünyada. Ey Spitama Zerdüşt! iyi Ruhun yaratıkları içinde yaşça en hızlı çöken, yemek yiyen insanlara yanında yemeden ve hiçbirini kendisinin almadığı eşyaları gözetleyen köpektir. Ona süt getir ve etle besle; köpek için doğru yemek budur.

(…)

31. Eğer böyle yapmazlarsa ve kuduz köpek havlamadan ısırırsa, bir koyuna saldırır ve bir adamı yaralarsa, köpek, kasten öldürme olduğu için yaralının yarası için ceza ödeyecektir.

(…)

35. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir Mazda tapıcısının evinde koklama duyusu olmayan kuduz bir köpek varsa. Mazda tapıcıları ne yapsınlar?
Abura Mazda cevap verdi: ‘İmanlılardan biriymiş gibi aynı şekilde onu tedavi etmekle ilgilensinler.’

(…)

38-‘Eğer böyle yapmazlarsa, koku almayan köpek bir çukura ya da bir kuyuya ya da bir uçurumdan ya da bir nehre ya da bir kanala düşebilir ve bir felakete uğrayabilir. Eğer bu şekilde başına bir felaket gelirse, onlar bundan dolayı Peşyotanu olurlar.

VI.

39. Ben, Ahura Mazda, Ey Spitama Zerdüşt! Köpeği kendiliğinden giyinik, kendiliğinden ayakkabılı; gözetleyici ve uyanık, keskin dişli olarak yarattım; yiyeceğini insanoğlundan kazanmak ve insanların mallarına bekçilik yapmak üzere doğdu. Ben, Ahura Mazda köpeği, aklen sağlam iken ve mallarınıza bekçilik ederken kötülük yapanlara karşı bedenen güçlü yarattım.

40.’Ve her kim ki onun sesine uyanırsa. Ey Spitama Zerdüşti Ne hırsız ne de kurt kendisinin haberi olmaksızın evinden hiçbir şey alamaz; kurt saldırıya uğrar ve parçalara ayrılır; uzaklaştırılır, kar gibi erir.’

(…)

VIII.

‘Bir köpek sekiz çeşit insan karakterine sahiptir:
‘Bir rahibin karakterine sahiptir,
‘Bir savaşçının karakterine sahiptir,
‘Bir çiftçinin karakterine sahiptir,
‘Gezgin bir şarkıcının karakterine sahipdr,
‘Bir hırsızın karakterine sahiptir,
‘Bir disunun karakterine sahiptir,
‘Kibar bir fahişenin karakterine sahiptir,
“Bir çocuğun karakterine sahiptir.

45. Bir rahip gibi yemek yemeyi reddeder; bir rahip gibi kolayca memnun
olur; bir rabip gibi sabırlıdır bir rahip gibi sadece küçük bir dilim ekmek
İster; bu tür şeylerde bir rahip gibidir.
‘Bir savaşçı gibi önden yürür; bir savaşçı sığırların iyiliği için dövüşür; bir savaşçı gibi önce o evden çıkar; bu tür şeylerde birsavaşçıya benzer.

46. ‘Bir çiftçi gibi uyanıktır ve uykusu hafiftir; bir çiftçi gibi önce o evden çıkar; bir çiftçi gibi en son o eve döner; bu tür şeylerde bir çiftçiye benzer. ‘Gezgin bir şarkıcı gibi şarkı söylemeye bayılır; gezgin bir şarkıcı gibi yanına yaklaşanı incitir; gezgin bir şarkıcı gibi eğitimsizdir; gezgin bir şarkıcı gibi değişkendir; bu tür şeylerde gezgin bir şarkıcıya benzer.

47. ‘Bir hırsız gibi karanlığa bayılır; bir hırsız gibi karanlıkta sinsi sinsi dolaşır; bir hırsız gibi yüzsüzdür, bir yiyicidir; bu nedenle bir hırsız gibi sadakatsiz bir bekçidir; bu tür şeylerde bir hırsıza benzer. ‘Bir disu gibi karanlığa bayılır; bir disu gibi karanlıkta etrafı kolaçan eder: bir disu gibi yüzsüzdür bir yıyicidir; bu nedenle bir disu gibi sada­katsiz bir bekçidir; bu tür şeylerde bir dısuya benzer

48. Kibar bir fahişe gibi şarkı söylemeye bayılır; kibar bir fahişe gibi yanına yaklaşanı incitir: kibar bir fahişe gibi yollarda gezinirler: kibar bir fahişe gibi eğitimsizdirler; kibar bir fahişe gibi değişkendirler; bu tür şeylerde kibar bir fahişeye benzer.
‘Bir çocuk gibi uykuya bayılır: bir çocuk gibi kar gibi yumuşaktır; bir çocuk gibi dillidir, bir çocuk gibi pençeleriyle toprağı kazar; bu gibi şey­lerde bir çocuk gıbidir

IX.

49. Eğer bu iki köpeğini, çoban köpeği ve ev köpeği, evlerimden birinin önünden geçerlerse, oradan asla uzaklaştırmalarına izin verme.
‘Çünkü benim iki köpeğim, çoban köpeği ve ev köpeğim olmadan Ahura Mazda tarafından yaratılan yeryüzündeki hiçbir ev ayakta kalamazdı.’

X

50. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen kutsal biri! Kurumuş iliği ve tohumla­rıyla bir köpek ölürse, ruhu nereye gider?

51. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Suların kaynağına gider. Ey Spitama Zerdüşt! Ve orada bunlardan iki su köpeği oluşur: Her bin köpek ve her bin dişi köpekten bir çift, bir su köpeği ve bir dişi su köpeği, meydana gelir.

52. ‘Bir su köpeğini öldüren kişi, otlakları kurutan bir kuraklığa neden olur. (…)

(…)

54, 55. Ahura Mazda cevap verdi: Sağlık ve şifa, dolgunluk, çoğalma ve büyüme, ekinlerin ve otların çoğalmasıyla beraber güzellik ve bolluk bu ülkeye ve topraklara asla geri gelmeyecek ta ki su köpeğini öldüren kişi o mahalde ölüme gönderilinceye kadar ve üç gün üç gece, alevlenen ateş­le, birbirine bağlanmış Baresma ve hazırlanmış Haoma ile beraber kö­peğin kutsal ruhuna bir kurban sunuluncaya kadar.

(…)

FARGARD 14.

Bir su köpeği öldürmenin kefareti

ı. Zerdüşt Ahun Mazda’ya sordu: ‘Ey Ahura Mazda, en cömert Ruh, maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Her kim ki, bin köpek ve bin dişi kö­pekten doğmuş su köpeklerinden birine, canından olup ruhu bedenden ayrılacak şekilde darbe vurursa, ödeyeceği ceza nedir?’

(…)

5. ‘Karnı üzerine giden yılanlardan on bin tane öldürsün. Köpek şeklinde
yılanlar olan Kahrpulardan on bin tane öldürsün. On bin kamplumbağayı bir araya yığsın. On bin kara-kurbağası öldürsün; on bin su-kurbağası öldürsün, tahıl taşıyan on bin karınca öldürsün; küçük, zehirli zararlı türden olan on bin karıncayı öldürsün.

(…)

15. “O ruhunu kurtarmak için dindarca ve sofuca, dindar adamlara evlilikte
hiçbir erkeğin tanımadığı bakire bir kız versin.”
Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Ne tür bir genç kız?
Ahura Mazda cevap verdi: ‘Ergenlik çağında, kulaklarında küpeleri, on beş yaşını geçmiş kızkardeşi veya kızı.

(…)

18. Bu cezadır, Bu, ona boyun eğen imanlı adamı kurtaracak olan kefarettir, ona boyun eğmeyeni değil. Boyun eğmeyen adam kesinlikle Druj’un sarayının bir sakini olacaktır.

FARGARD 15.

Belli başlı günahlar ve yükümlülükler

I.

1.İnsanların işledikleri, işlemiş olup itiraf etmedikleri, kefaretini ödeme­dikleri, sahibini Peşyotanu yapan günahlar kaç tanedir?

2. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Bu tür günahlar beş tanedir. Ey kutsal Zer­düşt! Bu günahların birincisi, bir adam dindar bir adama başka bir dini, başka bir kanunu, daha düşük bir öğretiyi öğrettiği ve tam bir bilgi ve günah bilinciyle onu yoldan çıkarttığı zaman işlenir: Bu eylemi yapan bir adam bir Peşotanu’dur.

3.Bir adam, bir çoban köpeğine veya ev köpeğine çok sert kemikleri veya çok sıcak bir yiyeceği verdiği zaman bu günahların ikincisi işlenmiş olur:

4. ‘Eğer kemikler köpeğin dişleri arasında saplanır ya da boğazında kalırsa ya da çok sıcak olan yemek ağzını ve dilini yakar ve bu yüzden başına bir şey gelebilir; bu yüzden başına bir şey gelirse, bu eylemi yapan adam bir Peşotanu olur.

5. ‘Bu günahlann üçüncüsü, bir adam gebe bir dişi köpeği vurduğunda ya da arkasından koşturarak korkutması, bağırması veya elle vurmasıdır:

6. Eğer dişi köpek bir çukura veya kuyuya ya da uçurumdan veya bir nehre veya bir kanala düşerse, bu yüzden başına bir şey gelebilir; eğer bu ne­denle başına bir şey gelirse, bu eylemi yapan adam bir Peşotanu olur.

7. ‘Bu günahların beşincisi, bir adamın beyazları olan ya da kanama geçi­ren bir kadınla cinsel ilişkiye girmesidir, bunu yapan adam bir Peşotanu olur.

8. Bu günahların beşincisi, bir adamın, göğsünden daha yeni süt gelmiş ya da daha gelmemiş hamile bir kadınla cinsel ilişki kurmasıdır: Bu yüzden başına bir şey gelebilir; eğer sonuçta başına bir şey gelirse, bu eylemde bulunan adam bir Peşutanu olur.

IIa.

9. ‘Eğer bir adam, ailenin reisine tabi olsun ya da olmasın, (kocaya) veril­miş olsun ya da olmasın genç bir kızla ilişki kurar ve kız onun tarafından hamile kalırsa, kızın insanlardan utanmasına, su ve bitkiler yoluyla do­ğanın kanununa karşı adet görmeye çalışmasına izin verme.

10. ‘Ve eğer genç kız, insanlardan utanarak, doğanın kanuna karşı su ve bit­kiler aracılığı ile kendisinin adet görmesini sağlarsa, bu küstahlık (ilk günah) kadar ağır bir günahtır.

11. “Eğer bir adam, ailenin reisine tabi olsun ya da olmasın, (kocaya) veril­miş olsun ya da olmasın genç bir kızla ilişki kurar ve kız onun tarafından hamile kalırsa, kızın insanlardan utanmasına, rahmindeki Cenini yok etmesine izin verme.

12. Ve eğer genç kız, insanlardan utanarak, rahmindeki cenini yok ederse, günah hem babanın hem de kendisinindir, cinayet hem babanın hem de onun üzerine kalır hem baba hem kendisi bunun için kasten öldürme cezası ödeyeceklerdir.

 Ilb.

13. ‘Eğer bir adam, ailenin reisine tabi olsun ya da olmasın, (kocaya) veril­miş olsun ya da olmasın genç bir kızla ilişki kurar ve kız onun tarafından hamile kalır ve “Ben senden hamileyim;” der ve adam da, “Yaşlı kadına git ve ilaçlarından biri için ona başvur ki sana düşük yaptırsın;”

14. Ve genç kız yaşlı gider ve düşük yapmak ona ilaçlarından biri için baş­vurursa; yaşlı kadın biraz Banga ya da rahimdeki cenini öldüren ya da rahmin dışına atan bir ilaç olan Şaeta ya da düşüğe yol açan başka bir­takım ilaçlar getirirse ve (adam) “Ceninini yok etsin!” derse ve cenini kaybetmesine yol açarsa; günah her üçünedir, adam, genç kız ve yaşlı kadın.

15. ‘Eğer bir adam, ailenin reisine tabi olsun ya da olmasın, (kocaya) veril­miş olsun ya da olmasın genç bir kızla ilişki kurarve kız onun tarafından lıamile kalırsa, çocuk doğuncaya kadar adam ona destek olsun.

16. ‘Eğer adam ona destek olmaz ve böylece çocuğun başına bir şey gelirse, bunun için kasten öldürme cezası cezası ödeyecek.’

(…)

19. ‘Eger adam ona destek olmazsa….
‘İster iki-ayaklı olsun, ister dört ayaklı, iki ayaklı kadın olsun ya da dört ayaklı dişi köpek olsun hamile her dişiye bakmak imanlıların sorumlu­luğudur

III.

20. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Şayet (dişi bir köpek) doğum zamanı yakın ise, ona yardım edecek Mazda tapıcısı hangisidir?

2ı. Ahura Mazda cevap verdi: “Evi en yakında olan, kadına yardımcı olma görevi onundur; yavrular doğuncaya kadar ona destek olsun.

22. ‘Şayet ona yardım etmez ve bu nedenle de yavrulann başına bir şey gelir­se; bunun için kasten öldürme cezası ödeyecektir’

(…)

43. ‘Onu ağaç yapraklarından oluşan uygun bir yığının üzerine yatırsın; yav­ru köpekler kendi kendilerini savunma ve geçimlerini sağlama yeteneği­ne erişinceye kadar ona baksınlar

(…)

45. Ahura Mazda cevap verdi: ‘İki kerelik yedi evin çevresini dolaşan bir dairenin etrafında koşabildikleri zaman. O zaman, yaz olsun kış olsun başıboş bırakılabilirler.
‘Yavru köpeklere altı ay, çocuklara yedi yıl bakılmalıdır
‘Ahura Mazda’mn oğlu Atar hamile bir kadını gözettiği gibi dişi bir kö­peği de gözetir.”

(…)

FARGARD 16.

Kadınların aybaşı dönemlerine ilişkin temizlik kuralları

 I.

1. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Eğer bir Mazda tapıcısının evinde beyazlara sahip ya da aybaşı döneminde olan bir kadın varsa, Mazda tapıcıları ne yapsınlar?

2. Ahura Mazda cevap verdi; ‘Oradaki ateş odunlarına giden yolu hem bit­ki hem de ağaçlardan temizlesinler; yere kuru toz serpsinler ve kadının bakışları ateşe değmesin diye evin yarısını ya da üçte birini ya da dörtte birini ya da beşte birini izole etsinler.’

3. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Ateşten ne kadar uzak olsun? Sudan ne kadar uzak olsun? Kutsanmış Baresma destelerinden ne kadar uzak olsun? imanlılardan ne kadar uzak olsun?

4. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Ateşten on beş adım, sudan on beş adım, kut­sanmış Baresma destelerinden on beş adım, imanlılardan üç adım uzak olsun.’

5. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Beyazları olan ve aybaşı döneminde olan bir kadına yiyecek getiren kişi ondan ne kadar uzakta kalsın?

6. Ahura Mazda cevap verdi: Beyazları olan. ve aybaşı döneminde olan bir kadına yiyecek getiren kişi Ondan üç adım uzakta kalsın?
Onun ekmeğini ne tür kaplarda getirsin?
Onun arpa suyunu ne tür kap­larda getirsin?
‘Pirinç, kurşun veya herhangi bir metal kapta.’

7. Ona ne kadar ekmek getirsin? Ona ne kadar arpa suyu getirsin?
Zayıflamaması için iki danarelik ekmek ve bir danarelik şerbet.
‘Eğer bir çocuk ona dokunursa, önce ellerini Sonra vücudunu yıkasınlar.

II.

8. “Üç gece geçtikten sonra da ayhali hâlâ devam ediyorsa, dört gece geçinceye kadar sakatlara ayrılan yerde otursun.
‘Dört gece geçtikten sonra da ayhali hâlâ devam ediyorsa, beş gece geçin­ceye kadar sakatlara ayrılan yerde otursun.

(…)

11. ‘Eğer dokuz geçtikten sonra da ayhali hâlâ devam ediyorsa, bu Daevaların, Daevalara tapınma ve yüceltilmelerine yönelik olarak yerine getirdikleri bir iştir.
‘Mazda tapıcıları ateş odunlarına giden yolu hem bitki hem de ağaçlardan temizlesinler;

12. ‘Yere üç çukur kazsınlar ve kadını ikisinin yanında gomezle, üçüncüsünün yanında suyla yıkasınlar.
‘Khrafstraları öldürsünler, yani: eğer yaz mevsimi ise tahıl taşıyan iki yüz tane karınca; eğer kış ise Angra Mainyu tarafından yaratılmış diğer herhangi bir tür Khrafstralardan iki yüz tane öldürsünler.’

(…)

17. ‘Her kim ki beyazlara sahip veya ayhalindeki bir kadınla cinsel ilişkide bulunursa, kendi bedeninden doğmuş ve naezadan ölmüş kendi oğlunun cesedini yakmaktan ve yağını ateşe damlatmaktan daha iyi bir iş yapmamış olur.

18. ‘Bütün kötüler, Druj’un tecessümleri kanunu hor görenlerdir, kanunu horgörenlerin hepsi Hükümdara karşı gelen asilerdir: Hükümdara karşı çıkan bütün asiler dinsiz adamlardır ve bütün dinsizler ölmeyi hak ederler.

FARGARD 17.

Saç ve tırnaklar

I

1. Zerdüşt Ahura Mazda’ya sordu: ‘Ahura Mazda, en cömert Ruh, maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! En ölümcül eylem hangisidir ki onunla insan Daevalara kurban adamış olur!’

2. Abura Mazda cevap verdi: ‘Bu hayatta bir adam saçını taradığında veya onu tıraş ettiğinde ya da tırnaklarını kesip onları bir çukura ya da bir yarığın içine attığı zamandır.

3. “Sonra bu kuralların ihlal edilmesiyle Daevalar ortaya çıkarlar; bu kural­ların ihlal edilmesiyle, yeryüzünde insanların bit dedikleri, tahıl tarla­sında tahılları ve gardr0pta giysileri yiyen şu Khrafstralar ortaya çıkarlar.

4. ‘Bu nedenle, sen, Ey Zerdüşt! bu dünyada ne zaman saçları tarar ya da tıraş edersen ya da tırnaklarını kesersen, sen onları imanlılardan on adım, ateşten yirmi, sudan otuz, kutsanmış Baresma destelerinden elli adım uzağa atacaksın.

5. ‘Sonra sen. toprak sert ise eğer bir disti (on parmak), yumuşak ise bir vitasti (yirmi parmak) derinliğinde bir çukur kazacaksın; saçı oraya ata­caksın ve yüksek sesle bu zafer dolu sözleri söyleyeceksin: “Onun için, mükâfat olarak, Mazda bitkilerin büyümesini sağlasın.”

6. ‘Bunun üzerine çukurun etrafına metal bir bıçakla üç ya da altı ya da dokuz yarık çizeceksin ve Ahuna Varya’yı üç veya altı veya dokuz defa yüksek sesle söyleyeceksin.

(…)

FARGARD 18.

(…)

8. Zerdüşt Ahura Mazda’ya sordu: ‘Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kut­sal biri! Ölümün görünmez kudretini getiren nedir?’

9. Ahunra Mazda cevap verdi: ‘O, yanlış Dini öğreten kişidir; üç bahar mev­simi kutsanmış kuşağı takmamaya, Gathaları söylememeye, İyi Sulara tapınmamaya devam eden kişidir.

10. ‘Ve hapiste bağlanmış iken bu adamı serbest bırakan kişi bir adamın başını boynundan koparmaktan daha iyi bir şey yapmamış olur.

(…)

15. Ahura Mazda cevap verdi: ‘Kötü konuşan insanların Kahrkatalar olarak adlandırdıkları Parodars;denilen kuşlardır, ey Kutsal Zerdüşt! Yüce Uşah’a karşı sesini yükselten kuş:

ı6. ‘”Kalkın, ey insanlar! Daevalara darbe vuran Aşem yad vahistemi söyle­yin. İşte! Eli uzun, sana saldıran, bütün yaşayan dünyayı sakinleştirerek uyutan, uyanır uyanmaz: ‘Uyu ey zavallı insanoğlu! Vakit henüz dolma­dı!’ [diyen] Buşyasta burada.'”

(…)

22. ‘Gecenin üçüncü bölümünde, Ahura Mazda’nın oğlu Atar şöyle diye­rek kutsal Sraoşa’yı yardıma çağınr: “Sen gel, kutsal, güzel yapılı Sraoşa, (sonra o bana, iyice yıkanmış elleriyle biraz odun getirir.) İşte, beni tüketen ve beni dünyanın dışına çıkarmak isteyen Daevalar tarafından yaratılan Azi geliyor.”

23. ‘Ve sonra kutsal Sraoşa, kötü konuşan insanların Parodars dedikleri kuşu uyandırır ve kuş yüce Uşah’a karşı seslerini yükseltirler:

24. Kalk, ey insanoğlu! Aşem yad vahitsem (Aşem Vohu) ve Naimsi daevo (Amentü. Yasna 12) yu oku. İşte! Eli uzun, sana saldıran, bütün yasayan dünyayı sakinleştirerek uyutan, uyanır uyanmaz: ‘Uyu ey zavallı insa­noğlu! Vakit henüz dolmadı! diyen) Duşyasta burada.'”

(…)

30. Kutsal Sraoşa, değneğini ona vurarak Druj’a sordu: ‘Ey sen sefil, değersiz Druj! Sen ki. maddi dünyada yalnızsın, herhangi bir erkekle ilişkiye gir­meden oğul doğurur musun?’

31. İblis Druj cevap verdi: ‘Ey kutsal, güzel yapılı Sraoşa! Öyle değil, ben de, maddi dünyada yalnız başıma cinsel ilişkiye girmeden oğul doğuramam.

32. ‘Çünkü benim dört erkeğim var; diğer erkeklerin kendi dişilerini sperm­leriyle gebe bıraktıkları gibi onlar da beni gebe bırakırlar.’

33. Kutsal Sraoşa. değneğini ona vurarak Druj’a sordu: ‘Ey sen sefil, değersiz Druj! Bu senin olan ilk erkeğin kimdir”

34. Druj iblis cevap verdi: Ey kutsal, güzel yapılı Sraoşa’ Benim ilk erkeğim, imanlılardan biri kendisine yalvarıp da biriktirmiş olduğu hazineden çok az da olsa hiçbir şey vermeyendir.

(…)

40. İblis Druj cevap verdi: ‘Ey kutsal, güzel yapılı Sraoşa! Erkeklerimin ikin­cisi, suyun ayağının ön kısmının üst tarafi seviyesinde akmasını sağla­yandır.

(…)

46. İblis Druj cevap verdi: ‘Ey kutsal, güzel yapılı Sraoşa! Benim erkekleri­min üçüncüsü, uyurken spermlerini akıtandır.

(…)

54. İblis Druj cevap verdi: ‘Ey kutsal, güzel yapılı .Sraoşa! Benim dördüncü erkeğim olan. on beş yaşından büyük olup kutsal kuşağı ve kutsal göm­leği giymeden gezen kadın ya da erkektir

55. Dördüncü adımda biz Daevalar, bir kerede onu soldururuz ta ki diline ve iliğine kadar ve bundan sonra o Doğruluğun dünyasını yıkarak güce sahip olur ve Yatu de Zandalar gibi yıkar onu.

(…)

61. Zerdüşt Ahura Mazda’ya cevap verdi: ‘Seni en acı kederle kederlendiren kimdir? Seni en keskin acıyla üzen kimdir?’

62. Ahura Mazda cevap verdi: ‘O Jahi’dir (kibar fahişe), Ey Spitama Zerdüşt! O ki imanlılarla imansızların, Mazda’ya tapanlarla Daevalara tapınanIarın, ahlaksızlar ile dürüstlerin spermlerim içinde birbirine karıştırır.

63. ‘Onun bakışı, dağlardan akan güçlü nehirlerin üçte birini kurutur, ey Zerdüşt; onun bakışı güzel, altın renkli, yetişmekte olan bitkilerin üçte birini soldurur. Ey Zerdüşt;

64.Onu bakışı Spenta Armaiti’nin gücünün üçte birini kaybeder; Onun imanlılara dokunuşu onların iyi düşüncelerinin, iyi sözlerinin ve iyi ey­lemlerinin üçte birini, kuvvetlerinin, zafer dolu güçlerinin ve kutsallık­larının üçte birini soldurur.

65. “Doğrusunu söylüyorum sana. Ey Spitama Zerdüşt! Bu tür yaratıklar süzülüp giden yılanlardan, uluyan kurtlardan, koyun sürülerine dalan vahşi dişi kurttan veya binlerce yavrusuyla suya dalan dişi kurbağadan daha fazla öldürülmeleri gerekiyor.’

(…)

FARGARD 19.

I.

ı. Kuzey bölgesinden, kuzey bölgelerinden, ölümcül Daevaların Daevası Angra Mainyu ileri doğru atılarak koştu. Ve ölümcül, günahkâr Angra Mainyu konuştu: ‘Druj, arkasından koşup yakala ve öldür onu. ‘Ey kutsal Zerdüşt! Druj ileri atıldı, kandıran, görünmez ölüm olan İblis Buiti.

2. Zerdüşt yüksek sesle Ahuna-Vairya’yı söyledi: ‘Efendinin arzusu doğruluğun kanunudur. Bu dünyada Mazda için yapılan eylemlere Vohu-manonun mükâfatları. Yoksulları mutlu eden Ahura’yı kral yapar.
İyi Daitya’nın iyi sularına kurban sundu! Mazda tapıcılarının inancını anlattı! Druj korktu, kaçıp gitti, kandıran, görünmez ölüm olan İblis Bu­iti.

3. Ve Druj Angra Mainyu’ya şöyle dedi: ‘Sen, acı veren Angra Mainyu! Görüyorum ki Spitama Zerdüşt’ü öldürmenin hiçbir yolu yok, kutsal Zerdüşt’ün zaferi o kadar yüce ki.’
Zerdüşt ruhuyla (bütün bunları} gördü: ‘Kötü ruhlu, günahkâr Daevalar benim ölümüm için öğüt alıyorlar.’

la.

4. Akem-mano ile onun kötü ruhlu kalburunun sertliğiyle dinmeyen Zer­düşt fırladı, ileri doğru atıldı Zerdüşt; yaratıcı Abura Mazda’dan aldığı bir ev büyüklüğündeki taşları elinde sallayarak gitti, o kutsal Zerdüşt. ‘Bu geniş, yuvarlak, sınırları uzaklara uzanan bu dünyada neye, neye sal­lıyorsun bu taşları? Sen ki Pouruşaspa sarayında Draeja nefirinin yukarı kıyısında duruyorsun.

5. Bunun üzerine Zerdüşt Angra Mainyu’ya cevap verdi ‘Ey günahkâr Ang­ra Mainyu! Ben Daeva’nın yaratıklarını vuracağım; Daeva’nın yaratığı Nasu’yu vuracağım; Pairika Knathaiti’yi vuracağım, ta ki zaferler kazan­mış Saoşyant güney bölgelerinden, güneyden, Kasava gölünün dışında yaşama yaklaşıncaya kadar.’

6. Uğursuz dünyanın yaratıcısı Angra Mainyu tekrar ona şöyle dedi: ‘Be­nim yaratıklarımı yok etme, Ey kutsal Zerdüşt! Sen Pouruşaspanın oğ­lunun eserisin, ben annen tarafından davet edildim. Mazda tapıcılarının Dininden vazgeç ve sen ulusların hâkimi, Vadgaghna’nın kazandığı nimetlerden kazanacaksın.’

7. Spitama Zerdüşt cevap olarak şöyle dedi: ‘Hayır! Asla Mazda tapıcılarının dininden vazgeçmeyeceğim, hem vücudum hem hayatım çatlasa da!’

8. Uğursuz dünyanın yaratıcısı Angra Mainyu tekrar ona şöyle dedi: ‘Kimin Kelamıyla sen vuracaksın, kimin Kelamıyla sen püskürteceksin, kimin silahıyla iyi yaratıkları, ben Angra Mainyu’nun, yaratıklarını (vuracak ve püskürtecek)?

9. Spitama Zerdüşt cevap olarak şöyle dedi: ‘Kutsal havan, kutsal kaseler, Haoma, Mazda tarafından öğretilmiş Kelam, bunlar benim en iyi silahlarımdır, en iyi ilahlarım! Bu Kelamla ben vuracağım, bu Kelamla ben püskürteceğim, bu silahla iyi yaratıklar (seni vuracak ve püskürtecek), Ey günahkâr Angra Mainyu! tiyi Ruh evreni yarattı; o onu sınırsız Zamanda yarattı Ameşa-Spentas evreni, iyiyi, bilge Hükümdarlan yarattı.’

(…)

12. Ben dünyayı, bu Druj’dan, bu günahkâr Angra Mainyu’dan nasıl kurta­rayım? Doğrudan kirliliği nasıl uzaklaştırayım? Druj’u Mazda tapıcılarının evinden nasıl kovayım? İmanlı adamı nasıl temizleyeyim? İmanlı kadını nasıl temizleyeyim?’

13. Ahura Mazda cevap verdi: Mazda’nın iyi dinini. Ey Zerdüşt, yardıma çağır.
‘Sen onları görmesen de yeryüzündeki yedi Karşvares’i yöneten Ameşna-Spentas’ı, Ey Zerdüşt, yardıma çağır.
‘Hakim göğü, sınırsız zamanı ve hareketi en yüce olan Vayu’yu, Ey Zer­düşt, yardıma çağır.
‘Mazda tarafından yaratılan kuvvetli rüzgârı ve Ahura Mazda’nın adalet­li kızı Spenta (Armaiti)’yı, Ey Zerdüşt, yardıma çağır.

14. Ben, en yüce, en iyi, bütün varlıkların en adaletlisi, en sağlam, en akıllı, en düzgün, kutsallıkta en üstün ve ruhu kutsal kelam olan Ahura Mazda’nın, benim Fravaşi’mi, Ey Zerdüşt, yardıma çağır! ‘Ben, Ahura Mazda’nın, benim evrenimi. Ey Zerdüşt, yardıma çağır.’

15. Zerdüşt benden duyduğu sözlere uydu, (ve şöyle dedi): ‘Ahura Mazda’nın kutsal evrenini yardıma çağınyorum.
‘Engebeli kırların efendisi, güzel silahlarla, bütün silahların en görkemlileriyle, bütün silahların en muzaffer silahlanyla silahlanmış bir tanrı olan Mithra’yı yardıma çağırıyorum.
‘Elinde, iblislerin kafasına vurmak için bir değnek taşıyan, kutsal, güzel yapılı Sraoşa’yı yardıma çağırıyorum.’

16. ‘En görkemli kutsal Kelamı yardıma çağırıyorum.
‘Hâkim göğü, sınırsız Zamanı ve hareketi en yüce olan Vayu’yu yardıma çağırıyorum.
‘Mazda tarafından yaratılan kudretli rüzgârı ve Ahura Mazda’nın adaletli kızı Spenta (Armaiti)’yi yardıma çağırıyorum. Mazda’nın iyi Dini, Zerdüşt’ün iblisleri yok eden Yasasını yardıma çağırıyorum.

III.

17. Zerdüşt Ahura Mazda’ya sordu; ‘Ey maddi dünyanın yaratıcısı, Ahura Mazda! Ne tür bir sunuyla ibadet edeceğim, ne tür bir sunuyla insanların Ahura Mazda’nın bu evrenine tapınmalarını sağlayacağım?’

18. Ahura Mazda cevap verdi: “Git, Ey kutsal Zerdüşt! Yüksek boya erişmiş ağaçlara doğru git ve güzel, yüksek boya erişmiş ve kudretli birinin önünde yüksek sesle şu sözleri söyle: “Selam sana! Ey, Mazda tarafından yaratılmış iyi, kutsal ağaç? Aşem Vohu!”

(…)

22. ‘Yüz Aşem Vohu okuyacak: “Bütün iyilerin en iyisi kutsallıktır: O ayrıca mutluluktur. Mükemmel kutsallıkla kutsanmış adam mutludur!”
(…)

(…)

27. Ey maddi dünyanın yaratıcısı, sen Kutsal biri! Ödüller nerede veriliyor? Ödüllendirme nerede yapılıyor? Ödüllendirme nerede gerçekleştiriliyor? İnsanlar, bu maddi dünyadaki yaşamlarında ruhları için kazanmış oldukları ödülleri almak için nereye gelirler?

28. Ahura Mazda cevap verdi: ‘İnsanoğlu öldüğü zaman, zamanı dolduğu zaman, o zaman kötü ruhlular, günahkâr Daevalar onun görme duyusunu keserler. Üçüncü gecede, şafak söktüğünde ve gün aydınlanmaya başladığında, güzel silahları olan Mithra bütün mutlu dağlara yetişir ve güneş doğar:

29. ‘O zaman Vizareşa adındaki iblis, Ey Spitama Zerdüşt, günah içinde yaşayan kötü ruhlu Daeva tapıcılarının ruhlarının prangalar içinde ölümüne neden olur. Ruhlar Zaman tarafından yaratılmış ve hem kötü ruhlulara hem de dürüstler için açık olan yola girer. Mazda tarafından yaratılan Çinwad köprüsünün başında ruhları bu hayatta bağışladıkları dünyevi mallar için ödül isterler.

30.’O zaman güzel, iyi yapılı, güçlü iyi biçimli, kimin çok çocuk sahibi olduğunu, kimin mutlu olduğunu anlayan ve üstün anlama kabiliyetine sahip bakire kız, iki tarafında köpeklerle gelir.
‘Dürüst olanın ruhunun yükselip Hara-berezaiti’ye gitmesini sağlar; onu, Çimvad köprüsünün üzerinde kendini göksel tanrıların huzuruna yerleştirir.

31. ‘Vohu-mano altın tahtından kalkar; Vohu-mano haykırır: “Yıkılmakta olan dünyadan bu yıkılmayan dünyaya bize nasıl geldin, sen Kutsal biri?

32. ‘Dürüst olanların ruhları Ahura Mazda’nın altın tahtına, Ameşa-Spentas’ın altın tahtına, Garo-nmanem’a, Ahura Mazda’nın ikametgâhına, Ameşa-Spentas’ın ikametgâhına, bütün kutsal varlıklann ikametgâhına doğru memnuniyetle ilerler.

33. ‘Temizlenmiş olan dindar adama gelince, kötü ruhlu günahkâr Daevalar ölümden sonra onun ruhunun kokusundan, bir kurdun üzerine çullandığı koyunun titremesi gibi titrerler.

34.’Dürüst olanların ruhları orada bir araya toplanır: Nairyo-sangha onlarladır; Ahura Mazda’nın bir habercisi Nairyo-sanghadır.

(…)

35. Zerdüşt benim bu sözlerime uydu: ‘Ahura Mazda tarafından yaratılan
kutsal dünyayı yardıma çağırıyorum.
‘Ahura Mazda tarafından yaratılan yeryüzünü, Mazda tarafından yaratılan suyu, kutsal ağaçları yardıma çağırıyorum.
‘Vouru -kaşa denizini yardıma çağırıyorum.
‘Güzel Göğü yardıma çağırıyorum.
‘Sonsuz ve hâkim Işığı yardıma çağırıyorum.’

36. ‘Kutsal olanların parlak, mutluluk dolu Cennetini yardıma çağırıyorum.
‘Garo-nmanem’i, Ahura Mazda’nın ikametgâhını, Ameşa-Spentas’ın ikametgâhını, diğer tüm kutsal varlıklann ikametgâhını yardıma çağırıyorum.
‘Sonsuz Saadetin mutlak mekânını ve Mazda tarafından yaratılan Çinwad köprüsünü yardıma çağırıyorum.

37. “Sağlam göze sahip iyi Saoka’yı yardıma çağırıyorum.
‘Refahın bütün evrenini yardıma çağırıyorum.
‘Dürüstlerin kudretli Fravaşis’ini yardıma çağırıyorum.
‘Ahura tarafından yaratılan. Mazda tarafından yaratılan ihtişamı sergileyen Verethraghna’yı yardıma çağırıyorum.
‘Altın boynuzlu bir öküz şeklindeki parlak ve görkemli yıldız Tiştrya’yı yardıma çağırıyorum.

38. ‘Ratulara hükmeden, kutsal, cömert Gathaları yardıma çağırıyorum.
‘Gatha Ahunavaiti’yi yardıma çağırıyorum;
‘Gatha Uştavaiti’yi yardıma çağırıyorum;
‘Gatha Spenta-mainyu’yu yardıma çağırıyorum.
‘Gatha Vohu-khşathra’yı yardıma çağınyorum.
‘Gatha Vahiştoşti’yi yardıma çağırıyorum.

39. ‘Arzaheve Savahe Karşvare’lerini yardıma çağırıyurum.
Tradadhasu ve Vidadhafşu Karşvare’lerini yardıma çağırıyorum.
‘ Vourubaresti ve Vouruzaresti Karşvarelerini yardıma çağırıyorum.
‘Parlak Hvaniratha’yı yardıma çağırıyorum.
‘Parlak, görkemli Haetumant’ı yardıma çağırıyorum.
‘Sağlam Aşi’yı yardıma çağırıyorum. (İyi Çista’yı yardıma çağınyorum.)
“En saf Çista’yı yardıma çağırıyorum.
‘Aryen bölgelerinin ihtişamını yardıma çağmyorum.
‘iyi çoban, parlak Yima’mn İhtişamını yardıma çağırıyorum.

(…)

(42. Derin göllerin dibinde suların altında yaşayan Kara balığını yardıma çağırıyorum.
‘İki Ruhun yaratıkları arasında en savaşkan olan kadim ve hâkim Merezu’yu yardıma çağırıyorum.
‘Yedi parlak Sru…. yardıma çağırıyorum.’

VI.

43.’Onlar çığlık attılar, zihinleri karıştı, Daevaların Daevası ölümcül Angra Mainyu; Daeva İndra, daeva Sauru, daeva Naughaithya, Taurvi ve Zairi; ölümcül mızrak Aesma: Daeva Akataşa; Daevalar tarafından yaratılan kış, aldatıcı, görünmez Ölüm; babaları zehirleyen Zaurva; Daeva Buiti; Daeva Daiwi: Daeva Kasvi; Daevalar arasında en fazla Daevaya benzeyen Paitişa)

(…)

46. “Çünkü kutsal Zerdüşt Pouruşaspa’nın evinde daha yeni doğdu. Onun ölümünü nasıl sağlayabiliriz? İblisleri deviren silahtır o; İblisler için bir karşı İblistir o; Druj için bir Druj’dur o. Daeva tapıcıları kayıplar, yanlış konuşan yalancı, Daeva tararından yaratılan Nasu haline geldiler!”

(…)

FARGARD 20.

(…)

2. Ahura Mazda cevap verdi ‘Şifa verenlerin, bilgelerin, mutluların, varlıklıların, muzafferlerin, güçlülerin, hastalığı hastalığa kovan, ölümü ölüme kovan Paradhatalann ilki; kılıcın ucunu başka yöne çeviren ve hararet ateşini ölümlülerin vücudundan kovanların ilki Thrita’dır.

3. ‘İlaçların bir kaynağını araştırdı: onu Khshathra-Vairya’dan elde etti, Angra Mainyu’nun ölümlülerin vücutlarına karşı yaratmış olduğu has­talığa direnmek için, ölüme direnmek için; acıya direnmek için, acıya direnmek için; Sarana’ya direnmek için ve Sarastya’ya direnmek için; Azana’ya direnmek için. Azahva’ya direnmek için; Kurugba’ya direnmek için, Azivaka’ya direnmek için; Duruka’ya direnmek ve Astairya’ya di­renmek için; kötücül gözlere, çürümüşlüğe ve enfeksiyona karşı diren­mek için.

(…)

9. ‘Angra Mainyu’nun ölümlülerin vücutlanna karşı yaratmış olduğu İşire’yi kovuyorum ve Aghuire’yi kovuyorum; Aghra’yı kovuyorum ve Ughra’yı kovuyorum; hastalığı kovuyorum ve ölümü kovuyorum; acıyı kovuyorum ve ateşi kovuyorum; Sarana’yı kovuyorum ve Sarastya’yı ko­vuyorum; Azana’yı kovuyorum ve Azahya’yı kovuyorum; Kurugha’yı kovuyorum ve Azivaka’yı kovuyorum; Duruka’yı kovuyorum ve Astairya’yı kovuyorum; kem gözü, çürümüşlüğü ve enfeksiyonu kovuyorum.

10. ‘Hastalık ve ölümün her türlüsünü, bütün Yatulan ve Pairikaları ve tüm kötü ruhlu Jainileri kovuyorum.

(…)

FARGARD 21.

(…)

2. Gelin, hadi gelin. Ey bulutlar yukardan yere inin, binlerce su damlalarıyla, sayısız su damlalanyla: ‘Böyle Söyle, Ey kutsal Zerdüşt! hastalığı yok etmek için, ölümü yok etmek için. öldüren hastalığı yok etmek için, öldüren ölümü yok etmek için, Cadha ve Apagadha’yı yok etmek için.

(…)

5. Yüksel! Yüksel ve yol boyunca yuvarlan! Sen atı-hızlı Güneş, Hara Berezaiti’nin üzerinde ve dünya için ışık üret (ve sen (Ey insan) orada yük­selebilirsin, eğer senin hünerin Garo-nmanem’de bekleyecekse) Mazda tarafından yaratılan patika boyunca, tanrılar tarafından yaratılan yol boyunca, onların açtıkları sulak yol boyunca.

6. Ve Kutsal Kelam kötülüğü uzak tutacak: Senin için (Ey çocuk!) doğumu ve büyümeyi arındıracağım; senin için (Ey kadın!] vücudu ve gücü saf hale getireceğim; seni çocukta ve sütte zengin yapacağım;

7. ‘Züriyette zengin, sütte zengin, yağda zengin, ilikte zengin ve dölde zengin. Sana, çocuklara gıda verecek otlaklara doğru akan bin tane saf pınar getireceğim.

(…)

9. Yüksel! Yukarıya yüksel, sen Ay, sen ki boğanın tohumunu içinde saklı­yorsun; Hara Berezaiti’nin üzerinde yüksel ve dünya için ışık üret (ve sen (Ey insan) orada yükselebilirsin, eğer senin hünerin Garo-nmanem’de bekleyecekse) Mazda tarafından yaratılan patika boyunca, tanrılar tara­fından yaratılan yol boyunca, onların açtıklan sulak yol boyunca.

(…)

13. ‘Yükselin! Yukarıya yükselin, siz ey Yıldızlar, ki suların kaynağı içinizdedir.
‘Hara Berezaiti’nin üzerinde yüksel ve dünya için ışık üret (ve sen (Ey in­san orada yükselebilirsin, eğer senin hünerin Garo-nmanem’de bekleyecekse) Mazda tarafından yaratılan patika boyunca, tanrılar tarafından yaratılan yol boyunca, onların açtıkları sulak yol boyunca.

(…)

FARGARD 22.

(…)

I.

1. Ahura Mazda Spitama Zerdüşt’e şunları söyledi: “Ben, Ahura Mazda, bütün iyi şeylerin yaratıcısı, ben bu güzel, parlamakta olan, uzaktan görü­len sarayı yarattığım (orada yükselebilirim, oraya varabilirim!) zaman,

2. O zaman o gaddar bana baktı; vicdansız, ölümcül Angra Mainyu bana karşı dokuz hastalık ve doksan ve dokuz yüz ve dokuz bin ve dokuz kere on bin hastalık işledi. Bu nedenle sen iyileştirebilirsin beni, sen en mu­zaffer Mathra Spenta!

(…)

5. ‘Ve ben seni dürüst insanların adil bereket tılsımıyla, dürüst insanla­rın dostane bereket tılsımıyla kutsayacağım ki bu boşu dolduracak ve doluyu da taşıracaktır, hastalananın yardımına gelecek ve hasta adamı yeniden sağlıklı hale getirecektir.

(…)

19. Bu hızla yapıldı, uzun sürmedi, yeminine sadık Airyaman büyük bir şevkle yola koyuldu, kutsal Soruların dağına doğru, kutsal Soruların or­manına doğru.

(…)

25. (…)
Bunun için bana Dinini kuralın olarak ifşa et.
Ke verenthrem-ja: Senin öğretini koruyacak muzaffer kimdir? Benim her iki dünyanın rehberi olduğumu açıkla. Sraoşa vohu-mano ile beraber gelsin ve senin dilediğin her kimse yardım etsin. Ey Mazda!
(…)”

agy s. 32-154

“SÖZLÜKÇE

aberet: dini törenlerde kullanılan kutsanmış suyu sağlayan kişi
ad: yemek yemek, söylemek
aeşma: kötü ruh
aeşmaogha: kutsallığı bozan, kirleten, erdemli saflığı yok eden iblis
aethrapaiti: öğretici
afrin: kutsama
agerepta: günah
ahu: efendi
ahuna: Zerdüştlerin en kutsal duası (ahunwar)
ahura mazda: Tanrı
airya: Aryen, “Aryen ırkı”
airyaman: ı. barış ve mutluluk getiren melek, mutluluk ve huzur veren, rahip, bir ilah adı
2. airyamaisyo ile başlayan duanın adı
airyana vaeja: Aryenlerin ülkesi
aivizu: yeni doğmuş köpek yavrusu
akataşa: kötülük işçisi
ameretat: ölümsüzlük, ameşa-spentalar’dan biri
ameşna-spenta: cömert ölümsüz, başmelek
amşaspand: cömert ölümsüz, baş melek
anahita: saf
angra mainyu: kötü ruh, ‘düşman/yokedici ruh
angra: kötülük
apam-napat: sularla ilgili yazad’ın adı.
ardvi sura anahita: güçlü, kusursuz anahica; suyu temsil eden dişi yazad
areduş: acı veren, yaralayıcı bir ok atarak işlenen suç
aredvi: antik Zerdüşt Aryen tarihinde önemli bir nehir.
arezah: savaş, çatışma
arezahı: dünyanın yedi bölgesinden batıda olan bölgesinin adı (Avesta veBundahişn kitaplarında)
arezu: ünlü bir şahsiyetin ismi
arezura: iblisilerin saldırdıkları cehennem kapısındaki bir dağın adı
armaiti: mükemmel ya da soylu düşünce, saygı, alçakgönüllülük, bilgelik
armaitiş izhaça: dünyanın yedi kıtasından biri
armatay armaiti: düşkünlük, yüceltme, önceden toprak tanrıçası
arştat: adalet,adaleti temsil eden yazad
asmo-hvanvant: Zerdüşt’ün ilk takipçilerinden biri
asnatar: ayinlerde kullanılan araç gereçleri ve de kirlenmiş kişileri arındıran kişi
asnatar: haomayı yıkayıp sıkan rahip
aso-zuşta: kutsal sözleri (avesta) söyleyerek kötü ruhların kaçmasını sağlayan baykuş aspahe: kısrak
astairya: bir tür hastalık, isilik
astavidhotuş: ruh ve bedeni birbirinden ayıran melek
astivihad: ölüm cini
asto vidhotu: insanların kemiğini kıran kötü ruhlu kimse, şeytan
aşa vahişta: en iyi aşa
aşem vohu:çok bilinen bir dua
aşi vanguhi: iyi temenniler, mükafatlar, bunlardan sorumlu dişi yazad
aşi: ödül, kısmet, pay, kutsama
aşiş vanuhi: iyi ödül
aştad: doğruluk veya adaleti temsil eden dişi yazad
aştra: hançer, kama
aştra: kırbaç
atar: ateş, ateşe nezaret eden melek (adar)
atare-vakhşa: görevi belli başlı dini törenlerde ateşe nezaret etmek ve ibâdetlerde yer almak olan rahip ya da dinsel kardeşlik topluluğu
atarevakhşa: işi, dini törenlerde ateşin sönmemesini sağlamak ve duaya katılmak olan mesleki birlik
atha: bu nedenle, bu yüzden
athravan: rahip sınırından olan kişi
athwyan: Athwyan ailesi
aura:güçlü, kudretli
avaoirişta: yaralama
avaunt: böyle, o kadar büyük, o kadar fazla
ayathrem (gahambar): belli başlı altı mevsimsel festival
azahva: bir tür hastalık ya da rahatsızlık
azana: bir tür hastalık ya da rahatsızlık
azay dahaka: üç başlı dev
azay: ejderha, canavar
asi: ejderha, yılan
azivaka: azay dehak
bakti: belh şehri
baodba: koku
baraşnum: tören
baresma: dini törenlerde kullanılan nar ağacının ince dalları
berejna: tahılların koruyucusu
buidhi (buiti): put
buşyasta: uyuşukluk, tembellik iblisi,
cisti: bilgi, marifet
çinwad: ölülerin ruhlarının geçtiği ve yargılandıkları köprü
çista: bilgi, bilgelik; dinsel bilginin öncülüğünü yapan melek
daitya: nehir ismi
daitya-gatu: belirlenmiş
dakhma: ölü bedenlerin bırakıldığı kule biçimindeki yer; sessizlik kulesi de denir
dareja: bir nehir ismi.
disu: yırtıcı veya yabani av hayvanı
druj: kötülük ve kirliliğin vücut bulmuş hali; yalancılık iblisi
durulu: uzak
duzaka: bir köpek türü
Feridun: Demirci Kavra ile beraber Dehak’ı alaşağı ederek tahta geçen şah, usta iyileştirici
frabaretar: ayinlerde gerekli olan araç gereçleri ve diğer şeyleri zaotar’a ge­tiren rahip
frabazu: kol; insan vücudunun omuz­dan orta parmağın ucuna kadar olan kısmı; yaklaşık bir metre uzunluğun­daki bir ölçü birimi
fradadhafşu: dünyanın yedi bölgesinden güneydoğuda olanı
frarathni: dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan bir ölçü birimi, yak­laşık yarım metre
fraşaostra: erkek ismi, jamaspa’nın kardeşi, Zerdüştlüğün ilk takipçile­rinden
fravaşi: iyi kainattaki bütün varlıkların koruyucusu
fravazah: akarak, İlerleyerek
fşuşo-mathra: bolluk duası
gaokerena: suyu ölümsüzlük ilacı olan beyaz hom;vourukasha denizinde ye­tişir ve angra mainyu tarafından yok edilmemesi için kara (bkz. kara) balı­ğı tarafından korunur.
garo nmana: şarkı evi, gökyüzü
garthman: cennet
gatha ahunavaiti: birinci gatha
gatha: Zerdüşt’ün beş kutsal ilahisi; Avesta’nın bir bölümü
gaya: yaşam
gayomard: peşdad hanedanının kuru­cusu aşiret, ilk ölümlü insan
gomez: (kutsanmamış) öküz idrarı
hadbanaepata: hoş kokulu ağaç, nar ağacı
haerumant: hiknand bölgesi; hamun gölüne dökülen hilmend deresi
hamaspathmaidyem: canlı ve ölü varlıklann koruyucu meleklerinin bir araya toplanması; ruhlar bayramı
hana: yaşlı adam
handa naepeta. hoş kokulu bir ağaç, nar ağacı, yaprak dökmeyen ağaç
haoma: iyileştirici ve ruhani nitelikleri olan bitki.
haptanghaiti: yedi bölüm. Abura Maz­da dahil yedi baş melek
hara berezaiti: Berezaiti dağı; bugün­kü adıyla Elbruz dağı
hara: mitolojik bir dağ; koruyucu, mu­hafız
haratıvaiti: Kandahar yakınlarında ka­bilin güney doğusunda yer alan bölgenin adı
haroyu:  Heri nehrinin kıyısında yer alan bölge. Horasan’ın güneyi herat. -Avesta’da anılan on altı milletten oluşan listenin altıncı sıra­sında yer alır.
hathra: zaman birimi. Bir gün on sekiz hathradan oluşuyordu.
haurvatat: bütünlük, tamlık, bolluk, sağlık, refah
havanan: haoma suyunu süzen ve haoma ayinin icra eden rahip
havani: gündogumundan gün ortasına dek olan zamandan sorumlu yazad.
herezant/barez: yüksek
hoşeng: Şehname’nin kahramanların­dan, ateşi ve faydalarını keşfetmiştir,
hukhshathrotemam: bir duanın adı
humata: iyi veya kutsal düşünce, onur­lu bir amaç
humatanam: bir dua
husravah: Hüsrev, bir göl ismi, ünlü
hvaniratha: dünyadaki yedi bölge için­de insanlann üzerinde yaşadığı tek bölge
indra:yalancılık iblisi
jaini: uğursuz, kötülüklere yol açan ruh; hileleriyle erkekleri kandıran kötü kadın,
jamaspa: kral viştaspa’nın oğlu, başveziri olup zerdüştlüğe ilk yıllarda önemli katkıları olmuş
kahrkatas: parodars kuşunun diğer bir adı
kahvuzi (kaxuzi): kötü veya günahkâr ruhlar
kapasti: zehirli ot ya da bitki; sahte, yalan
kara: balıkların önderi
kareto-dasu: ötücüyle tembellik iblisi­ni kaçıran horoz
karşipta: (karşiptan) kral Cemşid ta­rafından yapılan vara’da yeni dinini vaaz eden ve yayan peygamber
karşvare: bölge, ülke; yeryüzü yedi karşvares’e ayrılmış olup birbirlerinden denizler ve dağlarla ayrılırlar.
kayadha: kay (İranlı antik bir hanedan) hanedanından olan
kem-na mazda: Avesta’dan bir şeytan kovma duası
keresaspa: antik bir İran kralı
ke-vererthrem-Ja: zafer duası
khnenta: bir bölge ismi, muhtemelen kandahar; Hyrcania’da bir nehir ismi.
khrafstra: zehirli hayvan.
khşaeta: parlak, ışıldayan
khşathra-vairya (şahrewar): arzu edi­len egemenlik, Zerdüşt takviminde ayın dördüncü günü, yılın altıncı ayı
khşnaothra: memnuniyet, gönlünü alma,
kima: ümitsizlik gathası
kine: İnek
kundi (kunda) : bulutlann arasındaki iblis
kurugha: bir tür hastalık
maidyarem: kış ortasında yapılan fes­tival
maidyoşatem: yaz ortasında yapılan festival
maidyozarem: bahar ortasında yapılan festival
maidyo-zarm: yıl ortası kutlama töreni
mainyo: gözle görülemez
manthra: kutsal söz, Avesta’nın özgün şiirsel ve ruhani özelliklere sahip pa­sajlarından biri mazandaran: Hazar denizinin güne­yinde kurulmuş bir krallık
merezu:bel kemiği
mithra: sözleşme, söz, anlaşma, dost­luk, yükümlülük, yılın yedinci ayı
moi: asla, hiçbir zaman
mouru: muhtemelen modern Özbekis­tan’ın güney batısında kalan bir şehir ismi
muidhi (muidi): bir daeva ismi
myazda: kutsal sunu, törenlerde kut­sanmış olması gereken meyve, şarap gibi gıdalar nabanazdiştan: yakın akraba
naimsi daevo: sahte tanrılar, iblis, kötü ruhlar
nairya-sangha: yazad’lardan birinin adı, kutsanmış ateş
nairyo sanhga: Abura Mazda’nın ha­bercisi olan melek
nairyo-sangha: bir yazad ve bir ateş ismi;
nasu: ölü beden.ölü bedende pis kokan ve çürüyen, kirlenme
nirangistan: on yedinci naskın (büyük bir kitabın her bir nüshası) bir bölü­mü, rahipler ve törenler kitabı
nnisaya: belh ile merv şehirleri arasın­da kalan bir şehir
pairişta khshudra (xşurda): spermle­ri kurumuş olan
paitidana: ağız peçesi, rahibin nefesi­nin kirlenmemesi için takmak zorunda olduğu peçe
paitişa: iftira atan şeytan
paitişahem: hasat döneminde yapılan festival
paradhata: peşdad hanedanlarından
parodars: horoz ismi
parodarş: kuş
patet: kefaret duası
pazand: pehlevice
peşdad: kanun çıkaran; şehnamede ge­çen hanedanlardan biri
peşotanu: ölümcül günah, ölümcül bir günah işlemiş olan kişi
peşo-tanu: ölüme layık, suçlu, günah­kar
pouruşaspa: Zerdüşt’ün babası
puitika: suların tekrar vouru-kaşa de­nizine tekrar akmadan önce arındığı deniz, aral gölüyle özdeşleştirilir
pursişniha: zerdüştlügü soru-cevaplı öğretme yöntemi
ragha: yaratılan on ikinci iyi ülke. rey şehri, nehir ismi,
rama khvastra: farklı gıdalara lezzet ve tad veren, tüm evrenin mutluluk ve neşesine katkıda bulunan melek
rama: eski bir Aryen tanrısı olup zerdüştlüğe neşe ve mutluluk yazadı ola­rak girmiştir
raogha: bir nehir ismi, şimdiki rai neh­ri.
rast: ilahi
raşnu: kelime anlamı hakikat, adalet; bir melek isini, zerdüşt dini takvimi­ne göre ayın on sekizinci günü
rata: yardımseverliği temsil eden yazad
ratu: hâkim.erdemli kişi, ruhani lider
ratufriti: doğru zamanda ibadet ya da şeflerin saygı ifade eden duası
sangha: nasihat, açıklama
saoka: yanmakta olan ya da kısmen yanmış odun parçası
saoşyant: insanlara iyilik yapmak, di­nin yolundan gitmek, dünyanın kur­tarıcısı, bir peygamber
sarana: başa ğnsı
sarastya: bir tür hastalık veya rahatsızlık
sauru: kşathra vairya (şahrewar)’nın rakibi
savahe: dünyanın yedi kıtasından biri
sogdia: Özbekistan
spendaramani: toprak tanrıçası
spenta armaiti: kelime anlamı ‘kutsal sadakat’; ahura mazdanın yaratmış olduğu ‘başmelekler’ denilen en üs­tün ruhani varlıklardan biri; Zerdüşt takvimine göre ayın beşinci günü, onikinci ay.
spenta: kirlenmemiş, kutsal
spenta-mainyu: kutsal ruh
spitama: Zerdüşt’ün onuncu kuşağa dek giden atası.
sraoşa: itaat, kulak verme
sraoşa-varez: günün gece yarısından sonraki kısmından şafağa kadar olan bölümün efendisi
Sraoşo-çarana: itaati sağlamaya yöne­lik bir araç; vahşi hayvanları öldür­meye ya da püskürtmek için kullanı­lan bir tür kamçı; dinsel cezalandır­mada kullanılan bir kamçı.
sru: duymak, dinlemek, dikkatini ver­mek
staota yesnya: tapınmaya veya yücelt­meye layık
syavarşana: şehname’nin kahramanla­rından, Kava’nın oğlu. Kaikhoravın babası
şahrewar: kelime anlamı ‘arzu edilen ülke’, madenlere hükmeder; Zerdüşt takviminin dördüncü günü, Zerdüşt takviminde altıncı ay
şaoşyant: kurtarıcı
takhma: cesur
tauru: sulan zehirleyen şeytan; hauratat (mükemellik, sağlık’ın rakibi
taurvi: bir daeva adı
thraetaona: mitolojik bir kahraman
urva:ruh
urvakhşaya: doğruluğun koruyucusu
urvasna: tütsü ateşinde yakılan bir tür koku, sarımsak kokulu bir bitki
urvatat-nara: Zerdüşt’ün üç oğlundan biri ve tarımla uğraşan sınıfın başı
uştavaiti: ikinci gatha
vaekereta: Kabilin eski adı
vaetha: bilgi, hamile kalmak
vafra: kar
vahiştoişti: beşinci gatha, en iyi dilek
vahman (vohu manah): iyi düşünce
vairyo: göl, nehir
vanguhi: iyi, faydalı
var: inanmak, saygı göstermek, sevmek
vara: kanat, korunak, koruma
vareza: iş, icraat
vayu: rüzgâr veya hava atmosferiyle kişiselleştirilen melek,
vehrkan: kurt
verethraghna: galip, düşmam öldüren veya darbe indiren; zaferi temsil eden yazad, ayın yirminci günü
vibazu: gergin bir kol uzunluğu
vidadhafşu: dünyanın yedi kıtasından biri. Dünyanın yedi bölgesinden Khanirac’ın güneydoğusunda olanı
vis: olmak, köy
viştaspa: Zerdüşt taraftarı keyani kralı, Kral İsfendiyar’ın babası
vitasti: bir karış; yaklaşık yirmi üç cm.
vivanglhat: Kral Cemşid’in babası; Kral Hoşeng’in torunu, haoma törenini icra eden ilk kişi
vohu mano: sağlam akıl, sığır sürüleri­ne nezaret eden melek
vohu-gaona: güzel renkte olan; altın renkli
vohu-kereti: buharla dezenfekte et­mek için ateşte yakılan bir tür koku; Ödağacı
vohu-khşathra: dördüncü gatha vohu-mano: iyi zihin, üstün ruhlardan biri, zerdüşt takviminde ayın ikinci günü
vohunazga: ceset yiyen ve zararlı yara­tıkları avlayan, sahipsiz ve kendi başı­na dolaşan bir tür köpek
vouru: büyük, geniş
vouru-bareşti: dünyanın yedi bölge­sinden Khanirac’ın kuzey batısında olanı
vouru-jaresti: dünyanın yedi bölgesin­den Khnirac’ın kuzey doğusunda olan
vouru-kaşa: efsanevi okyanus
vouru-kaşa: Mazandran denizi
vouruzaresti: dünyanın yedi kıtasın­dan biri
yasna: Avesta kitaplarından biri; yasna’nın okunduğu ayin.
yasna: tapınma, kurban etme. dua
yatha ahu vairyo: dua
yatha ahu vairyo: ahunwar duasının ilk dizesi
yatu: büyü, sihir
yazata: tapınmaya değer, melek, tann
yenghe hatam: Zerdüştlüğün en kutsal dualarından biri
yima: Kral Cemşid,
zairi:altın, sarı,yeşil, taze, sulu; çökün­tü
zairiyangura: kötücül hayvan
zanda (zanta): Avesta’yı yanlış yorum­layan kişi
zantu: kast
zaotar: rahip, görevini yapan rahip, öküz güden kişi
zaothra: içki sunusu
zaothra: içki sunusu,
zarathuştratema: en üst mevkide rahip, topluluğun ruhani lideri
zarema: yeşillik, yeşil sebze, bahar mevsimi
zaurura: yaşlı, çökmüş adam.”

agy s. 475-479

Reklamlar