Barış Kahraman

Neden mi? Neden mi söylüyorum? Neden mi konuşuyorum? Neden mi? Neden mi kaydediyorum? Aslında işin özü şu: İyi bir şair değilim ve büyük şairler görüyorum, gerçekten. Öyle kelimeler seçiyorlar, öyle bir cümle kuruyorlar ki böylesi tarihte kurulmuş olamaz. Sadece cümlenin kurulması değil zaten mesele. Mesele şu: Öyle bir söylüyorlar ki bu türlü söylenmemiş bir şey, başka türlü söylenemeyecek bir şey söylüyorlar. Bu ancak bu şekilde söylenebilirdi ve bu öyle bir şey ki söylendiği anda içinize nüfuz edecek, duyduğunuz anda. Bir aralar şöyle demiştim “Bazen şiir o kadar güçlüdür ki fısıldandığında kulağına yaşlı bir kurdu öldürebilir o anda” Öyle bir şey işte. Var böyle şeyler. Peki ben… peki ben bunları niye kaydediyorum? Aslında kendinden başka bir şeyi olmayan bir adamım; sayıklamalarım var. Kendiyle oyalanmak… Bir zamanlar… bir zamanlar ben bir şehirdeyken ev arkadaşlarım vardı. Birisi salonda kalırdı. Öğlen vakti salona daldığımda yatağındaydı. “N’apıyorsun?” dedim, “n’apıyorsun?” ve bana şöyle demişti espri olsun…

View original post 1.314 kelime daha

Reklamlar