Barış Kahraman

İnsanlığın gururu şehirler… Şehirler medeniyetin sembolleri… Hele bir de kalabalıksalar ne de büyük şehirler… Bir nevi insanlığın dünya denen yerdeki başarısının tezahürleri… Oysa ben onlara bakınca kurtçukların kemirdiği hayvan leşleri görüyorum. Sahi bu kurtçuklar nasıl oluyor da açıkta bir leş oldu mu ortaya çıkıveriyorlar?  Ne zaman açıkta bir leş olsa ortaya çıkıverirler işte ve hızla çoğalırlar. Varoluşlarını sağlayan da beslendikleri ve beslenerek tükettikleri de leştir. Nihayet leşten geriye kemik yığını bıraktıklarında ortaya çıktıkları gibi yok olurlar. İşte şehirlere baktığımda da ya bir hayvan leşi ya da niye söylemeyim bir insan cesedi görüyorum. Kara bir şaman olduğumdan galiba… İnsanlar şehirlerini yani içine girip ısınıp beslenecekleri leşlerini kendileri yapan kurtçuklar gibi… Kalabalık ve büyük şehirde kımıl kımıl, bitişik bir yığın gibi sürekli leşin etli bölümüne birbirlerinin arasında yol almaya çalışan kurtçuklar… Her yerde kuyruklar… kurtçuklar…

Şehrin kemiklerinin arasından geçiyorum. Gecekondulardan arta kalan molozlar; molozların arasında sıkışmış eşyalar: Koltuklar, kanepeler ve bir sürü…

View original post 476 kelime daha

Reklamlar