Mezarlık yolunu geçip sokağa sapacakken, bildi bileli kullanılmayan eski köşkün kapısının önünde birinin durduğunu farketti, fırad d.’yi görünce iki elini de açıp, “Buyurmaz mısınız, buyurmaz mısınız?” diye yürümeye başladı, fırad d. arkasına baktı, kendisinden başka kimse yoktu, “Beni mi çağırdınız?” diye sordu. “Elbette sizi beyzadem, tabii sizi, sizden başka biri mi var?” fırad d. biraz da meraktan adama doğru yürüdü, “Bu köşkü metruk bir yer biliyordum, çocukluğumdan beri hiç kullanılmadı, kimsiniz siz, satın mı aldınız?” diye sordu. “Hayır efendim, köşkün asıl sahibi geri döndüler, şimdi de bir ziyafet vermekteler, bendenizi yoldan geçen sizin gibi değerli komşularını ziyafete çağırmakla görevlendirdiler; ben de seve seve kabul ettim. Lütfen buyrun, bu ziyafet sadece sizin için kuruldu.” “Sadece benim için mi?” diye sordu şaşırarak fırad d. “Öyle de denebilir, içeriye buyrun, sofrada sizden çok var!”

fırad d.’nin elinden tutup köşkten içeriye soktu, geniş bahçeyi geçtiler, her yerde kırmızı güller, sarı laleler, mor erguvanlar vardı…

View original post 341 kelime daha

Reklamlar